<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
    <channel>
        <title>Zeynep Ecenaz Altınok</title>
        <link>https://paragraph.com/@ecenazaltinok</link>
        <description>Hello, degen 👋🏻

Click here to reach out to all of my social media accounts &amp; the other links: https://linktr.ee/ecenazaltinok</description>
        <lastBuildDate>Wed, 15 Jul 2026 15:11:12 GMT</lastBuildDate>
        <docs>https://validator.w3.org/feed/docs/rss2.html</docs>
        <generator>https://github.com/jpmonette/feed</generator>
        <language>en</language>
        <image>
            <title>Zeynep Ecenaz Altınok</title>
            <url>https://storage.googleapis.com/papyrus_images/b5b61bbd1f9d63a69e04128406102c5aefb2c2720494c7421257820164fc7c19.png</url>
            <link>https://paragraph.com/@ecenazaltinok</link>
        </image>
        <copyright>All rights reserved</copyright>
        <item>
            <title><![CDATA[Merkeziyetsiz Bir Sosyal Medya Mümkün mü?]]></title>
            <link>https://paragraph.com/@ecenazaltinok/merkeziyetsiz-bir-sosyal-medya-m-mk-n-m</link>
            <guid>RSD5I12A4tu7fjrUbh8X</guid>
            <pubDate>Mon, 13 Feb 2023 09:40:39 GMT</pubDate>
            <description><![CDATA[Blokzincir teknolojisinin yalnızca finansal değil aynı zamanda sosyal bir devrim de yarattığı günümüzde tekelleşmemiş, adil ve transparan bir sosyal medya deneyimine şahitlik ediyoruz. Blokzincir teknolojisi hayatımıza girdiği günden beri gelenekselleşmiş dünyanın birçok sorununa inovatif çözümler getirmesiyle günden güne yayılan ve tercih edilen bir yeniliği temsil ediyor. Bugüne kadar bankalar, veri depolama, eğitim sektörü gibi birçok alanda sürdürülebilir, şeffaf ve merkeziyetsiz modeller...]]></description>
            <content:encoded><![CDATA[<blockquote><p>Blokzincir teknolojisinin yalnızca finansal değil aynı zamanda sosyal bir devrim de yarattığı günümüzde tekelleşmemiş, adil ve transparan bir sosyal medya deneyimine şahitlik ediyoruz.</p><p>Blokzincir teknolojisi hayatımıza girdiği günden beri gelenekselleşmiş dünyanın birçok sorununa inovatif çözümler getirmesiyle günden güne yayılan ve tercih edilen bir yeniliği temsil ediyor. Bugüne kadar bankalar, veri depolama, eğitim sektörü gibi birçok alanda sürdürülebilir, şeffaf ve merkeziyetsiz modeller sunan blokzincir ile gelenekselleşmiş internet deneyimini, sosyal medya kullanımını da baştan sona değiştirecek bir altyapı yaratmak mümkün. Söz konusu altyapı ise daha önce hiç karşılaşmadığımız yollarla gerçekleştiriliyor: merkeziyetsiz, şeffaf ve demokratik. </p></blockquote><p>** **</p><h2 id="h-web2-dunyasindaki-sosyal-medyanin-arka-yuzu" class="text-3xl font-header !mt-8 !mb-4 first:!mt-0 first:!mb-0">Web2 dünyasındaki sosyal medyanın arka yüzü</h2><p>Web2’de kullanıcıların verileri, düşünceleri veya beğenileri, daima biri/birileri tarafından yönetildi ve yönlendirildi. Karmaşık şifrelerden oluşturduğumuz hesaplarımızın yöneticileri ise aslında hiçbir zaman biz olmadık. </p><p>Yıllardır hayatımızda olan Facebook, Instagram, Twitter gibi sosyal medya uygulamalarının sizi bir süre sonra nasıl “ne kadar iyi tanıdığını”, verilerinizi nasıl sakladığını, etkileşime girdiğiniz kişileri/gönderileri nasıl analiz ettiğini hiç merak ettiniz mi? Etseydiniz de muhtemelen cevabını bilemeyecektiniz. Zira şirketler kendileri için saklayıp sattıkları hiçbir bilgiyi şeffaf bir şekilde paylaşmadı. Bir YouTube içerik üreticisi olarak gerçekten izlenme başına ne kadar kazandığımızı, reklam veren olarak yatırdığımız meblağların ne kadarının gerçekten hedef kitlemize ulaşabilmemiz için kullanıldığını, TikTok’un bizi nasıl bu kadar iyi tanıdığını bilemedik. Daha onlarcasına örnek verebileceğimiz tüm bu transparanlıktan uzak uygulamalar, Web2 dünyasının tekelleşmiş anlayışına dayanıyordu. Oysa blokzincir teknolojisi kullanıcı odaklı bir deneyim inşa etmek için çoktan çalışmaya başlamıştı. ** **</p><h2 id="h-blokzincir-sosyal-medyayi-nasil-bastan-asagi-degistirecek" class="text-3xl font-header !mt-8 !mb-4 first:!mt-0 first:!mb-0">Blokzincir sosyal medyayı nasıl baştan aşağı değiştirecek?</h2><p>Cevap aslında çok basit. En başından beri savunduğu merkeziyetsizlik, şeffaflık ve demokratiklik ilkelerini koruyarak. Bu üç kavram, geleneksel dünyanın birçok problemini çözmemize (ya da en azından iyileştirmemize) yardımcı olan üç temel nokta. </p><figure float="none" data-type="figure" class="img-center" style="max-width: null;"><img src="https://storage.googleapis.com/papyrus_images/156b8080b5b0adf4938edfcc8a7c91c7721d0a8d6779b123ad18193d2e0416e8.png" alt="Web2 dünyasında kişilerden gelen içerikler, şirketler tarafından süzgeçten geçirilerek topluluğa sunulurken Web3’te içerikler, toplulukların birbirleriyle etkileşimleri sonucu ortaya çıkıyor, herhangi bir aracı tarafından değerlendirilmeye alınmadan sunularak kolektif bir dünyaya katılıyor. " blurdataurl="data:image/gif;base64,R0lGODlhAQABAIAAAP///wAAACwAAAAAAQABAAACAkQBADs=" nextheight="600" nextwidth="800" class="image-node embed"><figcaption HTMLAttributes="[object Object]" class="">Web2 dünyasında kişilerden gelen içerikler, şirketler tarafından süzgeçten geçirilerek topluluğa sunulurken Web3’te içerikler, toplulukların birbirleriyle etkileşimleri sonucu ortaya çıkıyor, herhangi bir aracı tarafından değerlendirilmeye alınmadan sunularak kolektif bir dünyaya katılıyor. </figcaption></figure><br><h2 id="h-kisisel-verileri-korumak-mumkun" class="text-3xl font-header !mt-8 !mb-4 first:!mt-0 first:!mb-0">Kişisel verileri korumak mümkün</h2><p>Bu başlık aslında iki konsepti birden içeriyor: merkeziyetsizlik ve güvenlik. </p><p>2009 yılında açtığınız Facebook hesabınızda geçirdiğiniz her bir anın kaydı Meta tarafından tutuldu. Öncelikle, bu kayıtlar nasıl ve hangi koşullarda saklandı, buna dair hiçbir fikrimiz yok. Üstelik, bu kayıtların ve kişisel bilgilerin çeşitli şirketlere ve kurumlara satıldığına dair geçmişte onlarca davaya şahit olduk (bkz: Cambridge Analytic &amp; Facebook veri ihlali davası).</p><p>Blokzinciri teknolojisinde ise kendi fikri mülkiyetinizin ve kimliğinizin tek sahibi olabilirsiniz. Şifrelenmiş bilgilerinize yalnızca sizin izin verdiğiniz ölçüde, sizin izin verdiğiniz kişilerin erişimi olduğunda, bilgilerinizin çalınmasından ve kötü niyetle kullanılmasından duyacağınız kaygı muhtemelen oldukça düşerdi. </p><p>Bir başka açıdan bakarsak da 2009 yılından beri kaydettiğiniz tüm anlar bir şekilde hesabınıza erişiminizi kaybetmenizle yok olabilir. Şirketler size bu anları geri vermeyebilir, sizin hesabın gerçek sahibi olduğunuza inanmayabilir. Ya da aynı çatı şirkete bağlı olsalar da Instagram ve Facebook profillerimiz birbirinden bağımsız platformlardır (aynı anda aynı gönderileri ve hikayeleri paylaşabilmek, benzer altyapıyla çalıştıkları anlamına gelmiyor.) </p><p>Oysa ağ üzerinde gerçekleştirdiğimiz hiçbir işlemin yok olmadığı bir dünyada durum tamamen farklı. Örneğin, son aylarda adı bir hayli duyulan Lens Protocol, merkeziyetsiz sosyal medya uygulamaları geliştirilebilmesi için tasarlanan bir altyapı. Lens teknolojisi üzerinde kimliğinizi doğruladığınızda, o veri tabanı üzerinde bir kimliğe (ID) sahip oluyorsunuz. Birçoğunuz “adosyad.lens” isimlerini görmüştür. Bu, Lens Protocol’deki varlığınızı temsil eden bir “kullanıcı adı.” Şimdi, söz konusu protokol üzerinde geliştirilen farklı iki uygulama hayal edin. İçlerinden birini kullanmayı bıraksanız dahi o uygulamada gerçekleştirdiğiniz hareketler silinmiyor, blokzincir üzerindeki varlığınız ve anılarınız saklanmaya devam ediyor. Böylece hesabınız birden kapatılsa bile hiçbir hatıranızı kaybetmiyorsunuz ve bir ekosistem içerisinde, gerçekten birbiriyle entegre çalışan platformlar arasında vakit geçirebiliyorsunuz. Protokol üzerinde birini takip ettiğiniz zaman o kişiyi farklı Lens uygulamaları üzerinde de takip ediyor; tabiri caizse Lens’in Instagram’ında, Lens’in Facebook’undaki hareketlerinizi de görebiliyorsunuz. </p><p>** **</p><h2 id="h-web3te-ifadeler-gercekten-ozgur-olabilir" class="text-3xl font-header !mt-8 !mb-4 first:!mt-0 first:!mb-0">Web3’te ifadeler gerçekten özgür olabilir</h2><p>Kendimizi özgürce ifade etmeyi istediğimiz sosyal medya platformlarında dahi parmaklarımızın kelepçelenmesi ne yazık ki yeni bir durum değil. Web3’ün buna çözümü ise kolektif olmaktan geliyor. </p><p>Twitter’ın Elon Musk tarafından satın alınmasıyla yaşanan kaosu hatırlayın. Birçoğumuzun aklında “ifade özgürlüğümüzün” engellenip engellenmeyeceği gelmişti. Bu, aslında Elon Musk’la ibaret olmayan, geleneksel dünyadaki sansür mekanizmasının merkezi yönetilmesinden meydana gelen bir sorun. </p><p>Oysa bir sosyal medya uygulamasının sansür mekanizmasının topluluğun ortak kararıyla şekillendiği bir dünyada, kendinizi ifade etmekten kaçınmayacağınız toplulukla birlikte içerik üretmek, yaratıcılığınızı ve özgüveninizi en çok kullanabileceğiniz alanları oluştururdu.  </p><p>** **</p><h2 id="h-sevdiginiz-icerik-ureticilerini-desteklemenin-en-seffaf-yolu" class="text-3xl font-header !mt-8 !mb-4 first:!mt-0 first:!mb-0">Sevdiğiniz içerik üreticilerini desteklemenin en şeffaf yolu</h2><p>Blokzincir ile sevdiğiniz internet profillerine kolayca destek olabileceğinizi ve ne kadar kazandıklarını transparan bir şekilde görebileceğinizi hiç fark ettiniz mi? </p><p>Ya da şunu soralım, sizce YouTube’ta severek takip ettiğiniz içerik üreticileri, sizlerden kazandıkları (ve nasıl kazandıklarını bilmediğimiz) gelire ne kadar şeffaf bir şekilde erişiyordur? Bunu yalnızca şirketler üzerinden düşünmek de hatalı bir tutum olur. En sevdiğiniz Youtuber, ekip arkadaşı olan kameramana gerçekten hak ettiği kazancı veriyor mudur? Ya da diğer prodüksiyon çalışanları, oyuncular yahut yapımcılar kadar yüksek meblağlar kazanıyor mudur? Tüm bu soruların cevapları için birileriyle “güven ilişkisi” kurmamıza gerek yok. Blokzincir üzerinde bir video izleme uygulaması hayal edin. Her bir tekil izlenme, beğeni, paylaşım, yorum ve abonelik hareketlerinin içerik üreticiye ne kadar kazandırdığını şeffafça görebildiğimiz bir tokenmetriği ve kodu olsun. Aynı zamanda kanalların ve ekiplerin de cüzdan adreslerini görebilelim ve bir kameramanın video gelirinden ne kadarlık bir pay aldığını öğrenebilelim. Bu yolla, emek hırsızlığının ve aracı kurumların haksız gelir kazançlarının önüne geçebiliriz. Dahası, bu kişilere blokzincir üzerinden doğrudan bağış yapabilir ve gerçekten desteklendiklerini onlara gösterebiliyor olurduk. Her ne kadar Twitter’da cüzdan adreslerimizi profilimize ekleyebilsek de bu özelliğin blokzincir ile entegrasyonu şu anda yok. “Hakkımda” kısmınıza cüzdan adresinizi yazmanızdan farkı yok kısacası. Oysa zincir üzerindeki merkeziyetsiz uygulamalarda bu desteği doğrudan ve kolayca sağlayabilirdik. Üstelik bu özellik yalnızca içerik üreticileri için değil aslında “crowdfunding” adı verilen kitlesel fonlama için de oldukça kolaylaştırabilirdi. Sokak hayvanları için gerçekten de şeffaf bir şekilde yardım sağlayan bir kuruluş hayal edin. Bu kuruluşun tüm adımlarını blokzincirde takip edebilseydiniz, karşı tarafa daha fazla güvenebilirdiniz. Bir de bu kuruluşlara tek bir hashtag ile destek olabildiğinizi düşünün. Tek bir hashtag kullanarak hem kitlesel bir çağrı yapabilir hem de kuruluşa destek olabilirdiniz. İşte tüm bunlar merkeziyetsiz bir sosyal medyanın ürünleri. </p><p>Gerçekten kodun kural olduğuna, çok sesliliğin ve kolektif hareket edebilmenin hayatımızı değiştirebileceğine ve şeffaflığı ön planda tuttuğumuzda birlikte çok daha güçlü işler çıkartabileceğimizi inandığımız noktada, Web3’ün kullanım alanlarının ne kadar genişlediğini ve hayal bile edemeyiz. Sosyal medya ise bu alanların yalnızca biri. Belki de en önemlilerinden biri. Gelenekselleşmiş dünyanın ihlal ettiği ifade özgürlükleri, gizlilik hakları, kolektifleşmek yerine bireyselleştirmeye yönelik tüm uygulamalarına karşı blokzincir, topluluğun yön verdiği ve birlikte şeffaf bir şekilde inşa ettiği yarınlar kurmak için merkeziyetsiz interneti, merkeziyetsiz sosyal medyayı geliştiriyor. </p>]]></content:encoded>
            <author>ecenazaltinok@newsletter.paragraph.com (Zeynep Ecenaz Altınok)</author>
            <enclosure url="https://storage.googleapis.com/papyrus_images/7cb4b947daad3cee62562ae013cd6c37a686ba8c8584e6100e8bdee626b0ac09.png" length="0" type="image/png"/>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Web3 Çağında Pazarlama: Merkeziyetsiz Algoritmalar Pazarlamaya Yön Veriyor]]></title>
            <link>https://paragraph.com/@ecenazaltinok/web3-a-nda-pazarlama-merkeziyetsiz-algoritmalar-pazarlamaya-y-n-veriyor</link>
            <guid>7xjXm29F5wCUVKVRHiM6</guid>
            <pubDate>Mon, 13 Feb 2023 09:34:51 GMT</pubDate>
            <description><![CDATA[Hayatlarımızda önemli bir değişiklik yaratmaya aday olan Web3 çağı, aslında uzun zamandır teknoloji dünyasının gündemindeydi. Merkeziyetsiz ve birbirine bir zincir misali bağlı yeni bir dünyanın inşaasına başlanan günümüz dünyasında değişecek tek şey kodlar ve algoritmalar değil. Web3 ile sosyalliğe olan bakış açımızın, pazarlama dinamiklerinin ve kullanıcı olarak nitelendirdiğimiz kitlenin de değiştiği bir yolculuğa çıkıyoruz. Bu yolculuğun rotasını çizebilmek için ise önce Web3&apos;nin ned...]]></description>
            <content:encoded><![CDATA[<blockquote><p>Hayatlarımızda önemli bir değişiklik yaratmaya aday olan Web3 çağı, aslında uzun zamandır teknoloji dünyasının gündemindeydi. Merkeziyetsiz ve birbirine bir zincir misali bağlı yeni bir dünyanın inşaasına başlanan günümüz dünyasında değişecek tek şey kodlar ve algoritmalar değil. Web3 ile sosyalliğe olan bakış açımızın, pazarlama dinamiklerinin ve kullanıcı olarak nitelendirdiğimiz kitlenin de değiştiği bir yolculuğa çıkıyoruz. Bu yolculuğun rotasını çizebilmek için ise önce Web3&apos;nin neden bir mihenk taşı olduğunu ve neleri değiştireceğini kısaca aktarmak gerekiyor.</p></blockquote><figure float="none" data-type="figure" class="img-center" style="max-width: null;"><img src="https://storage.googleapis.com/papyrus_images/10d433f90e6b18417ace3c573d2b2a87bdd684159914d2204c00e6f7d697ca50.png" alt="" blurdataurl="data:image/gif;base64,R0lGODlhAQABAIAAAP///wAAACwAAAAAAQABAAACAkQBADs=" nextheight="600" nextwidth="800" class="image-node embed"><figcaption HTMLAttributes="[object Object]" class="hide-figcaption"></figcaption></figure><p>1990’lı yıllarda hayatımıza giren bilgisayarların yapabilecekleri oldukça kısıtlıydı. Sabit bir içeriğe sahip kodlar, veri akışı sağlayabilen yapıda değillerdi.</p><p>Belki de Web2&apos;nin pik dönemi sayabileceğimiz sosyal mecraların (Facebook, Twitter vb.) yaygınlaşması ile ise kendimizi dinamik ve interaktif bir dünyanın içinde bulduk. Halen sıklıkla kullandığımız bu platformlarda, kullanıcıların sesinin daha fazla çıktığı ancak yine de bunu, merkezi bir yapının izin verdiği ölçüde gerçekleştirebilecekleri bir sistem bulunuyor. Verilerin tek bir tabanda toplandığı ve belirli kişilerin kontrolünde, şeffaf bir şekilde saklanmayan bu dönemin, Web3 devrimiyle yavaş yavaş sonuna doğru geliyoruz.</p><h3 id="h-peki-web3-bize-ne-vadediyor" class="text-2xl font-header !mt-6 !mb-4 first:!mt-0 first:!mb-0">Peki Web3 Bize Ne Vadediyor?</h3><p>Yapay zekânın ve topluluk odaklı yaklaşımın yükselişini izlediğimiz Web3 teknolojisi, dağıtık (merkeziyetsiz) olma özelliğiyle çok daha hedef odaklı ve şeffaf bir internet deneyimini, dahası, iki boyutlu dünyadan kurtulup içinde yaşayabileceğimiz bir evreni yaratmaya başlıyor.</p><h3 id="h-merkeziyetsiz-pazarlama-mumkun-mu" class="text-2xl font-header !mt-6 !mb-4 first:!mt-0 first:!mb-0">Merkeziyetsiz Pazarlama Mümkün Mü?</h3><p>Merkeziyetsiz pazarlama; merkezi bir birime bağlı olmadan çalışan pazarlama ekiplerini değil, merkezi olmayan bir dünyaya yönelik pazarlama faaliyeti yürütülmesi anlamına geliyor. Bu dünyaya yönelik değişecek ilk dinamiklerden birinin ise reklamlar ve kişiselleştirilmiş deneyimler olması hedefleniyor. Verilerin bu kadar sık kullanıldığı 2022 yılında bile yapay zekâ, her zaman kullanıcıya tamamen uygun içeriği, tamamen uygun koşullarda ve şeffaf bir şekilde sağlamıyor. Bunun belirgin örneklerinden biri olarak aynı reklamı farklı mecralarda defalarca görüyor ve çoğu zaman reklamın bize hitap etmediğini düşünüyor olmamız verilebilir. Bir e-ticaret sitesinde incelediğiniz ürünü çeşitli mecralarda defalarca görmek, ürünü hatırlatmak adına eskiden iyi bir fikir sayılabilirdi, evet. Oysa hangi kullanıcı kendi hareketlerinin bir merkez tarafından sürekli izlenmesinden hoşnuttu ki? Üstelik kullanıcı çoğu zaman hali hazırda sahip olduğu bir ürünün ve benzerlerinin reklamını defalarca geçmek zorunda bırakılıyor ve sürekli bir reklam yağmuruna tutuluyorken...</p><p>Web3&apos;nin hem kullanıcılara hem de reklam verenlere sağladığı çözümler ise tam bu noktada etkili olmaya başlıyor: daha şeffaf ve daha iyi hedeflenmiş reklamlar sağlayarak. Web3 ile birlikte yapay zekânın geldiği nokta, incelediğiniz ürünü yeniden karşınıza çıkarmaktan çok daha fazlası haline geldi. Artık gerçekten karşısındaki varlığı tanıyabilen ve hareketlerini anlamlandırabilen bir yapıyla karşı karşıyayız. Üstelik kullanıcıların davranışlarını özümseyerek çözümler üreten bu yapıların veri dağarcıkları ise herkes için, herkese yönelik şekilde yaratılıyor. Bu cümle ilk okunduğunda “nasıl yani? Benim bilgilerimi herkes görebilecek mi?” korkusuna sebep olabilir ancak bu durum, verilerin merkezi bir yerde toplanmasından çok daha güvenilir. Kullanıcı için de reklam veren için de sağlanan bu şeffaf ortam, kullanıcılara verilerinin nasıl işlendiği ve nasıl saklandığı bilgisini verirken aynı zamanda reklam verene de manipülasyondan uzak bir hedef kitle oluşturma imkânı veriyor. Daha açıklayıcı olmak gerekirse, reklam veren yapı arada hiçbir merkezi kurum olmadan hedef kitlesini tanıyor, onlara yönelik stratejiler oluşturabiliyor ve reklam sürecini (kullanıcı verisi, reklam bütçesi, bu bütçenin nasıl harcandığı) üzerinde hiçbir oynamaya izin verilmeyen bir şeffaflıkta yürütebiliyor. Daha önce internet üzerinde bir reklam verdiyseniz muhtemelen şu adımları uygulamışsınızdır: reklamın neden verileceği ve reklamın içeriği, hedef kitle seçimi (yaş, demografik tercihler, cinsiyet vb.) ve en sonda da günlük bütçe ayarı. Peki, günlük birkaç dolardan başlayan bu süreçte, kullandığınız arayüzün gerçekten seçtiğiniz kitleye doğru bir şekilde bütçe harcayacağından ne kadar eminsiniz? Bu bütçenin ve verilerin, reklam sağlayıcısı tarafından şeffaf bir şekilde sunulup sunulmadığı, merkeziyetsiz bir pazarlama aracına geçene kadar muamma kalacaktır. Bu kontrolsüzlük, yalnızca pazarlamacılar için boşa bütçe harcama ya da kullanıcılar için verilerinin sızdırılma korkusu olarak nitelendirilemez. Her iki taraf için de veri ve fikir mülkiyeti hakkı için bir tehdit oluşturur ve tarafların birbirlerini daha iyi tanıdıkları bir sürecin önünü tıkar.</p><h3 id="h-birbirine-dokunabilen-bir-topluluk-yaratmak" class="text-2xl font-header !mt-6 !mb-4 first:!mt-0 first:!mb-0">Birbirine Dokunabilen Bir Topluluk Yaratmak</h3><p>Blok zinciri teknolojisiyle beraber hayatımızda önemli bir yer edinmeye başlayan bakış açılarından biri ise topluluk odaklı yaklaşımlar benimsemek. DAO (merkeziyetsiz otonom organizasyon) kavramıyla daha sık duyduğumuz bu konsept, daha demokratik, daha şeffaf ve topluluğu önceleyen bir yapıya referans ediyor. Aslında benzer bir düşünce biçimiyle influencer pazarlaması altında zaten karşılaşıyorduk ancak Web3 ile bu yapı, topluluğun hep birlikte yürüttüğü bir sisteme evrilmeye başladı.. Örneğin, influencerlar hali hazırda kendi topluluklarını yönlendirebiliyor ve onlar için bir karar alma mekanizmasına dönüşebiliyordu. Üstelik, geçtiğimiz yıllarda fikri önemsenen bir lidere dönüşmek de bu kadar kolay değildi. İnternetin yaygınlaşması ve pek tabii ki yapısının da değişmesi sayesinde toplulukların sesini daha çok duyuyor ve bir topluluk olarak var olmaya daha eğilimli olduklarını gözlemleyebiliyoruz. Bu, influencerların etkisini tamamiyle yitirdiği değil, influencerların topluluklarıyla daha iç içe oldukları bir sisteme evrildiğimiz anlamına geliyor. Kullanıcılar ya da müşteriler, pasifize edilmiş, yönlendirilen bir araç olmak değil, lideriyle beraber yön verdiği bir deneyimi önemsiyorlar. Yani, artık topluluğunu etkileyebilenden ziyade topluluğuyla konuşabilen liderlere ihtiyacımız var.</p><p>Bir topluluğa hitap edebilmek ise çoğu zaman bireylere odaklanmaktan daha zordur zira topluluğun kararlarını kolektif bir biçimde analiz etmeniz, anlamanız ve bir topluluğu bütünüyle hedeflemeniz gerekir. Bu anlama yolu ise topluluğun iç dinamiklerini incelemekten geçer. Topluluğun dinamikleri ise çoğu zaman tüm topluluğun kırmızı rengi sevmesi değil, birbirlerini nasıl etkiledikleriyle ilgilidir. Bu nokta pazarlamacılar için daha soyut noktalar olabilir. Örneğin topluluk bileşenlerinin birbirleriyle nasıl etkileşime girdikleri, birbirlerine hangi noktalarda, neden ve nasıl tutundukları daha çok gözlemle elde edilebilecek verilerdir.</p><p>Tüm bunların sonunda, Web3&apos;nin aracıyı ortadan kaldırdığı ve reklam verenle hedef topluluğu doğrudan birleştirdiği söylenebilir mi? Aslında bu dönemin pazarlamasının en kısa özeti bu desek yanlış olmayabilir. Blok zinciri teknolojisinin altında yatan temel felsefe, merkeziyetsizlik ve aracısızlık unsurlarının tüm yaşamımızı etkilemeye aday olduğu 2022 yılında; pazarlama sektörü de kendine ayrılan pasta dilimini daha etkili ve şeffaf bir ilişki oluşturmak için yemeye hazırlanıyor. Pazarlamacıların bu yeni anlayışa entegre olabilmeleri için ise yapabilecekleri ufak tefek adımlar var, topluluğa dışarıdan bir göz olarak değil, bir topluluk üyesi olarak bakıp analiz edebilmek ve yeni araçları keşfedebilmek, gibi. Bu şekilde bu dönüşümü ucundan tutan ve hype olduğu için tutunmaya çalışan değil, bu dönüşüme inanarak işler başaran kişiler olmak mümkün.</p><h4 id="h-okuma-kaynaklarim" class="text-xl font-header !mt-6 !mb-3 first:!mt-0 first:!mb-0">Okuma Kaynaklarım:</h4><ol><li><p>Eric Siu - THE #1 Marketing Trend: How Web3 Will Change Marketing Forever <a target="_blank" rel="noopener noreferrer nofollow ugc" class="dont-break-out" href="https://www.youtube.com/watch?v=vXYLpHKOkPk">(https://www.youtube.com/watch?v=vXYLpHKOkPk)</a></p></li><li><p>Mostafa Elbermawy - How Blockchain Will Impact Marketing and Advertising in 2019 &amp; Beyond? (<a target="_blank" rel="noopener noreferrer nofollow ugc" class="dont-break-out" href="https://www.youtube.com/watch?v=cPKBpmtohlI">https://www.youtube.com/watch?v=cPKBpmtohlI</a>)</p></li><li><p>Pırıl Madasoğlu - Web 3.0 Marketing: The Marketing Revolution And Its Impact (<a target="_blank" rel="noopener noreferrer nofollow ugc" class="dont-break-out" href="https://popupsmart.com/blog/web-3-0-marketing#keyfeaturesofweb30web3marketing">https://popupsmart.com/blog/web-3-0-marketing#keyfeaturesofweb30web3marketing</a>)</p></li><li><p>Binance Academy - What Is Web 3.0 and Why Does It Matter? (<a target="_blank" rel="noopener noreferrer nofollow ugc" class="dont-break-out" href="https://academy.binance.com/en/articles/the-evolution-of-the-internet-web-3-0-explained">https://academy.binance.com/en/articles/the-evolution-of-the-internet-web-3-0-explained</a>)</p></li></ol><p>Dijital pazarlama trendlerini kendimce yorumlayacağım yazılarım için <a target="_blank" rel="noopener noreferrer nofollow ugc" class="dont-break-out" href="https://www.linkedin.com/newsletters/fokus-6881273105730297856/">LinkedIn bültenim</a>e abone olabilir ve web sitemi takip edebilirsiniz!</p>]]></content:encoded>
            <author>ecenazaltinok@newsletter.paragraph.com (Zeynep Ecenaz Altınok)</author>
            <enclosure url="https://storage.googleapis.com/papyrus_images/27f21e8234d6c7f9800bdea92c7358de32833a7243a50a600aa472a35632e35f.png" length="0" type="image/png"/>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Kullanıcı Odaklı Pazarlama: Müşteriler İpleri Eline Alıyor]]></title>
            <link>https://paragraph.com/@ecenazaltinok/kullan-c-odakl-pazarlama-m-teriler-pleri-eline-al-yor</link>
            <guid>fjBItoGWAQNSh3Nrvsgr</guid>
            <pubDate>Mon, 13 Feb 2023 09:29:04 GMT</pubDate>
            <description><![CDATA[Son yıllarda, markaların stratejilerinde önemli bir değişiklik fark ettiniz mi? Geminin rotasının daha yaratıcı, daha eğlenceli, daha “kullanıcı” odaklı bir yöne gitmesinin bir sebebi var: 2022, kullanıcıların yılı olacak. “User Generated Content” ya da Türkçe tabiriyle “kullanıcının oluşturduğu içerik”, hayatımıza yoğun olarak 2020’de girdi denilebilir. Kapanmaların etkisiyle sosyal medya kullanımının arttığı, dolayısıyla da kullanıcıların daha fazla içerik ürettiği bir pandemi dönemin başla...]]></description>
            <content:encoded><![CDATA[<blockquote><p>Son yıllarda, markaların stratejilerinde önemli bir değişiklik fark ettiniz mi? Geminin rotasının daha yaratıcı, daha eğlenceli, daha “kullanıcı” odaklı bir yöne gitmesinin bir sebebi var: 2022, kullanıcıların yılı olacak. “User Generated Content” ya da Türkçe tabiriyle “kullanıcının oluşturduğu içerik”, hayatımıza yoğun olarak 2020’de girdi denilebilir. Kapanmaların etkisiyle sosyal medya kullanımının arttığı, dolayısıyla da kullanıcıların daha fazla içerik ürettiği bir pandemi dönemin başlamasıyla kullanıcılar, markalar ve sosyal medya içerikleri hakkında daha fazla söz sahibi oldular. Kolay içerik üretilebilen platformların (başta TikTok olmak üzere) daha sık kullanılmasıyla müşterilerin istediklerini yaptırdıkları bir döneme merhaba dedik. Peki, kullanıcıların oluşturdukları içerikler neden daha değerlidir?</p></blockquote><h3 id="h-kullanicilar-diger-kullanicilara-markalardan-daha-fazla-guveniyor-ve-onlari-daha-samimi-buluyor" class="text-2xl font-header !mt-6 !mb-4 first:!mt-0 first:!mb-0">Kullanıcılar, diğer kullanıcılara markalardan daha fazla güveniyor ve onları daha samimi buluyor</h3><p>Kullanıcılar kendilerine benzeyen kişileri (yakın gördükleri bir influencer, benzer yaş/gelir grubunda oldukları bir hemcinsleri yahut bir tanıdıkları vb.) kendilerine daha yakın görüyor ve onlara daha fazla güveniyorlar.</p><p>Bunun e-ticaret sektöründeki akla gelebilecek ilk örneği, ürün yorumlarına fotoğraf ekleme özelliğinin gelmesiyle kullanıcıların daha fazla yorum yazma ve satın alma eğilimli davranmaları denilebilir.</p><p>Müşteriler, kendileri gibi bir müşteriye, bir mankene olduğundan daha fazla güveniyor ve bir ürünün manken üzerinde duruşundan ziyade bir diğer kullanıcının üzerinde nasıl göründüğünü merak ediyorlar. Spesifik olarak kendi bedenlerindeki müşterilerin görsellerini inceleyerek satın alma kararı veriyor, ürün ulaştığında da diğer kullanıcılar için aynı işlemi gerçekleştirerek marka/pazar yeri için tamamen gönüllü bir biçimde içerik üretiyorlar.</p><p>Burada dikkat edilmesi gereken iki anahtar kelime ise “güven” ve “gönüllülük”. Kullanıcıların bu işi tamamen gönüllü yapabilmelerini sağlayan temel faktörlerden biri söz hakkının kendilerinde olduğu bir alan kazanmaları. Bu alanda satıcıyı veya ürünü kötülemekte ya da önermekte tamamen özgür olduklarını hissettirebilmek, onlara kendilerini ifade edebilecekleri bir bölüm yaratmak, hatta kendilerini gösterebildikleri bir kısım oluşturmak, şüphesiz ki kullanıcılar için yeni bir heyecan yaratıyor. Bu heyecanlarını paylaştıkları anlar ise diğer kullanıcıların karar verme mekanizmalarındaki önemli birer adıma dönüşüyor.</p><h3 id="h-kullanicilar-daha-ozel-hissetmek-istiyorlar" class="text-2xl font-header !mt-6 !mb-4 first:!mt-0 first:!mb-0">Kullanıcılar, daha özel hissetmek istiyorlar</h3><p>2022 yılında kullanıcıların markalara yönelik önemli beklentilerinden biri de daha fazla kişiselleştirilmiş bir deneyim yaşamak. Önce kişiselleştirilmiş deneyimin ne olduğuna değinmek gerekiyor. En temel haliyle kişiselleştirilmiş içerik (personalized content), kullanıcılarla ilgili bilgilerin, kullanıcıların karşılarına çıkacak reklamların ve içeriklerin şekillenmesi amacıyla toplanıp işlenmesine deniyor. Instagram keşfetinizde vegan tarifler görmek istediğinizde ve bununla ilgili videoları daha fazla izlemeye/beğenmeye başladığınızda ağırlıklı olarak tarif videolarıyla karşılaşmanız, daha az Nusret veya CZN Burak reklamına maruz kalmanız kişiselleştirilmiş bir deneyime örnek verilebilir.</p><p>Kullanıcılar, daha az harekette bulunarak markaların kendilerini daha iyi tanımalarını talep ediyorlar. Örneğin Spotify bunu oldukça iyi kullanan markalardan biri. Platform üzerinde yalnızca birkaç şarkı dinlemeniz, Spotify tarafından “X, beğenebileceğin şarkılar ekledik.” mailini almanız için yetiyor da artıyor. Her hafta kişiye özel keşif listesi oluşturuyor ve platform içi deneyimini ne kadar önemsediğini ve kullanıcısını ne kadar iyi tanıdığını anlattığı bir video dizisini (Wrapped) yıl sonunda kullanıcısına sunuyor. Bu noktada Spotify’ın stratejisini, kullanıcılarının oluşturduğunu söylemek de pek yanlış olmaz. Üstelik kullanıcısını özel hissettiren markalar, kendi marka elçilerini de yaratıyorlar. Yıl sonunda, milyonlarca Spotify kullanıcısı yıl sonu özetlerini sosyal medya hesaplarından paylaşarak tamamen organik ve gönüllü reklamlar oluşturuyorlar. Müşterilerinin doğum günlerini unutmayıp yalnızca kutlama bildirimi yollamakla yetinmeyen Garanti BBVA, müşterileri için, müşterilerinin seçtiği bir kurumda bağışta bulunarak sosyal fayda amacı güderken bir “<em>love mark</em>” olma yolunda adımlar atıyor. Ürünlerinin yanında hediyeler yollayan küçük işletmeler, ufak maliyetlerle sayısız müşterinin gönlünü fethedebiliyor, müşterilerinin kendilerini “içlerinden gelerek” tanıtmalarını sağlıyorlar.</p><h3 id="h-peki-markalar-kullanicilari-icin-nasil-bir-strateji-uygulamali" class="text-2xl font-header !mt-6 !mb-4 first:!mt-0 first:!mb-0">Peki markalar kullanıcıları için nasıl bir strateji uygulamalı?</h3><p>En başta kullanıcıların sıra dışı, daha kreatif ve eğlenceli içerikleri talep ettiklerini bilerek kalıpların dışına çıkmaya hazır olmalılar. Birçok TikTok akımı, markaların kendilerini gösterebilecekleri ve kullanıcılarıyla etkileşime geçebilecekleri eğlenceli birer imkân olabilir. Marka, yeri geldiğinde dans etmekten çekinmemelidir.</p><p>Kullanıcılarını nerede bulacaklarının yanında, onların nerede ve nasıl kendileriyle en kolay iletişime geçebileceklerini belirlemeliler. Örneğin bir otomobil markası reklam kliplerini Youtube’da yayınlama yolunu tercih edebilir ancak müşterilerinin kendi ürünleri ile olan görsellerini “<a target="_blank" rel="noopener noreferrer nofollow ugc" class="dont-break-out" href="https://www.ecenazaltinok.com/blog/hashtags/BenimTercihim">#BenimTercihim</a>” tag’i ile paylaşabilecekleri mecranın Instagram veya TikTok olduğunun, kullanıcının yaratabileceği içeriğin bu olduğunun farkında olmalıdır.</p><p>Veri bilimi daha aktif kullanılmalıdır. Bunun için Google Analytics, Google Trends, Meta Business gibi kullanımı kolay ve herkese açık birçok platform tercih edilebilir. Kullanıcılarını daha iyi tanıyabilecekleri, trendlere hâkim olabilecekleri, bu trendleri ve bilgileri stratejilerine dahil edebilecekleri iyi bir veri analizi planına sahip olmalılardır. Ve daha birçok kişiselleştirilmiş deneyim fikri ile markalar, 2022 yılında müşterilerinin gözlerinde parıltıya neden olacak bir serüven yaratabilirler. Kullanıcıların gerçek bir dokunuşa, özel hissetmeye, daha iyi tanınmaya yönelik ihtiyaçlarını iyi belirleyen ve buna yönelik çalışmalar yapan markaların adını daha sık duyacağımız bu sene içerisinde, sizin stratejik pazarlama planınızda kullanıcılar için neler var?</p><h4 id="h-okuma-kaynaklarim" class="text-xl font-header !mt-6 !mb-3 first:!mt-0 first:!mb-0">Okuma Kaynaklarım:</h4><ol><li><p>Hubspot The Social Media Trends Report: A Detailed Report to Drive Your Social Media Strategy Forward <a target="_blank" rel="noopener noreferrer nofollow ugc" class="dont-break-out" href="https://www.hubspot.com/hubfs/EN%20Final%20SMT%20Report.pdf?hubs_offer=offers.hubspot.com%252Fsocial-media-trends-report-2022&amp;hubs_signup-url=offers.hubspot.com%252Fsocial-media-trends-report-2022&amp;hubs_signup-cta=f3507b84-ad3e-4df5-97a5-72550ac2860c&amp;submissionGuid=7ebb3551-99fd-4baf-84eb-1899d99f9a6b&amp;_ga=2.60553903.309769355.1640276666-1919565279.1640276666">(</a><a target="_blank" rel="noopener noreferrer nofollow ugc" class="dont-break-out" href="https://offers.hubspot.com/social-media-trends-report-2022">https://offers.hubspot.com/social-media-trends-report-2022</a><a target="_blank" rel="noopener noreferrer nofollow ugc" class="dont-break-out" href="https://www.hubspot.com/hubfs/EN%20Final%20SMT%20Report.pdf?hubs_offer=offers.hubspot.com%252Fsocial-media-trends-report-2022&amp;hubs_signup-url=offers.hubspot.com%252Fsocial-media-trends-report-2022&amp;hubs_signup-cta=f3507b84-ad3e-4df5-97a5-72550ac2860c&amp;submissionGuid=7ebb3551-99fd-4baf-84eb-1899d99f9a6b&amp;_ga=2.60553903.309769355.1640276666-1919565279.1640276666">)</a></p></li><li><p>6 Maddede User Generated Content Nedir <a target="_blank" rel="noopener noreferrer nofollow ugc" class="dont-break-out" href="https://www.analyticahouse.com/tr/blog/6-maddede-user-generated-content-ugc-nedir">(https://www.analyticahouse.com/tr/blog/6-maddede-user-generated-content-ugc-nedir)</a></p></li><li><p>What Is Personalized Content? 5 Types What Will Connect Your Audience <a target="_blank" rel="noopener noreferrer nofollow ugc" class="dont-break-out" href="https://www.semrush.com/blog/personalized-content/#header3">(https://www.semrush.com/blog/personalized-content/#header3</a>)</p></li><li><p>İçerik Kişiselleştirme / Personalization Nedir? <a target="_blank" rel="noopener noreferrer nofollow ugc" class="dont-break-out" href="https://binbiriz.com/blog/icerik-kisisellestirme-personalization-nedir">(https://binbiriz.com/blog/icerik-kisisellestirme-personalization-nedir)</a></p></li></ol><p>Dijital pazarlama trendlerini kendimce yorumlayacağım yazılarım için <a target="_blank" rel="noopener noreferrer nofollow ugc" class="dont-break-out" href="https://www.linkedin.com/newsletters/fokus-6881273105730297856/">LinkedIn bültenim</a>e abone olabilir ve web sitemi takip edebilirsiniz!</p>]]></content:encoded>
            <author>ecenazaltinok@newsletter.paragraph.com (Zeynep Ecenaz Altınok)</author>
            <enclosure url="https://storage.googleapis.com/papyrus_images/7f36202192609057b365d37a56111a5276f1cc3cf12864914b5c2c57484680a1.png" length="0" type="image/png"/>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Pazarlama Sektöründe Yepyeni Bir Soluk: Metaverse ve NFT’ler]]></title>
            <link>https://paragraph.com/@ecenazaltinok/pazarlama-sekt-r-nde-yepyeni-bir-soluk-metaverse-ve-nft-ler</link>
            <guid>GZfCuwXCwUiXpv2q1Qrx</guid>
            <pubDate>Mon, 13 Feb 2023 09:26:25 GMT</pubDate>
            <description><![CDATA[NFT ve Metaverse... Bu iki kavram son altı ayımızın neredeyse her saniyesinde vardı. LinkedIn’de, bloglarda, reklamlarda, iş ilanlarında... Tüm dünyayı etkisi altına alan iki büyük teknolojik gelişme, özellikle Facebook’un adını “Meta” olarak değiştirmesiyle kasırgasına güç kattı. NFT pazar yerlerinin işlem hacimlerinde yaşanan devasa artış, Google’daki aranma sıklıklarının yükselen ivmesi derken elbette yalnızca Blokzinciri ekosisteminin değil, pazarlamacıların da içine girdikleri birer alan...]]></description>
            <content:encoded><![CDATA[<p>NFT ve Metaverse... Bu iki kavram son altı ayımızın neredeyse her saniyesinde vardı. LinkedIn’de, bloglarda, reklamlarda, iş ilanlarında... Tüm dünyayı etkisi altına alan iki büyük teknolojik gelişme, özellikle Facebook’un adını “Meta” olarak değiştirmesiyle kasırgasına güç kattı. NFT pazar yerlerinin işlem hacimlerinde yaşanan devasa artış, Google’daki aranma sıklıklarının yükselen ivmesi derken elbette yalnızca <em>Blokzinciri</em> ekosisteminin değil, pazarlamacıların da içine girdikleri birer alan haline geldiler.</p><p>Ben ise daha evvel yazılan yazıların girişlerinde yer alan “<em>Meta</em> şu demektir, <em>verse</em> bu anlama gelir, NFT’ler değiştirilemez...” ile başlayan o uzun terminolojik açıklamaları yapmak yerine, neden bu iki kavramın geleneksel pazarlamacılar tarafından yanlış anlaşıldığını kendi bakış açımla değerlendireceğim.</p><h3 id="h-metaverse-aslinda-neydi" class="text-2xl font-header !mt-6 !mb-4 first:!mt-0 first:!mb-0">Metaverse Aslında Neydi?</h3><p>Metaverse aslında devasa bir teknolojiydi. Hayatlarımıza ilk eğlence kavramıyla girdiğini söylesek yanlış olmayacak bu yeniliği yaklaşık 11-12 yıl önce sinema sektöründe deneyimlemiştik. 5D sinemaları anımsıyor musunuz? Hani o hem gözlük taktığımız hem yüzümüze su atılan salonlar... O günden bu yana teknoloji öylesine gelişti ki Metaverse artık yalnızca eğlence değil birçok sektörde daha adını duyduğumuz bir alan haline geldi.</p><p>Pazarlama sektöründe de büyük bir heyecan yaratan Metaverse, adeta reklamcı ve pazarlamacıların içinde “reklam vermek” ve “var olmak” için birbiriyle yarıştığı bir dünya oldu. H&amp;M, Nike, Adidas gibi birçok marka “Metaverse’te mağaza açtı”, ajanslar “Metaverse ajansı olmak” için canla başla çalıştılar... Hatta Metaverse’de toplantı yapanlar (!) bile oldu...</p><p>Peki, bunların kaçta kaçı gerçekten Metaverse dünyasını temsil ediyordu? 3D bir oyun içerisinde karakter oluşturup ekipçe toplanmak arasındaki fark neydi?</p><p>Örneğin, Metaverse’de toplantı yaptıklarını söyleyen bir ekip düşünelim. Bu ekibin toplandığı evren, hangi <em>blokzincir</em> ekosisteminde? Ethereum? Avalanche?</p><p>Toplantıda alınan notlar NFT’leştirildi mi? Yani, değiştirilemez varlıklara dönüştürülerek güvenliği ve şeffaflığı sağlandı mı? Bu notları, ağdaki tüm kullanıcılar (özellikle de toplantı katılımcıları) cüzdan adresleriyle onayladı mı?</p><p>Toplantıda alınan kararlar bir DAO mekanizması ile mi kararlaştırıldı? Topluluktaki herkesin oyu ve onayıyla alınan bu kararlar Blokzincir’e taşındı ve yine ağdaki kullanıcılar tarafından denetlendi mi? Bu konuda, bir DAO mekanizmasında olması gerektiği gibi şeffaf davranıldı mı?</p><p>Yoksa yalnızca çevrim içi bir oyunda buluşarak yarattıkları karakterlerle “Metaverse’de toplantı yapan ilk organizasyon olduk!” mu dediler? Eğer durum böyleyse, yıllardır oynanan Sims, Roblox vb. oyunlardan ne farkı var Metaverse’ün? İçinde Blokchain teknolojisine ait bir element olmadıktan sonra Zoom’da gerçek görüntülerimizle toplantı yapmamız ile bir oyun içerisinde, köşeli grafiklere sahip görüntülerimizle toplanmamız arasındaki “devasa yenilik” nedir?</p><h3 id="h-nft-mi-sanattan-cikar-yoksa-sanat-mi-nftden" class="text-2xl font-header !mt-6 !mb-4 first:!mt-0 first:!mb-0">NFT mi Sanattan Çıkar Yoksa Sanat mı NFT’den?</h3><p>Cevap, sanatı NFT’ten çıkarsak da NFT’nin günümüzün en büyük yeniliklerinden biri olacağıdır. Asla değiştirilemediğini söylediğimiz bu eşsiz varlıkların sanat eseri mülkiyetinden başka hangi alanlarda kullanılabileceğini hiç düşündünüz mü?</p><p>Örneğin, kira kontratınızı NFT’leştirebileceğinizi ve ev sahibinizle yaşayabileceğiniz olası aksaklıklarda kontrat üzerinde hiçbir değişiklik yapılmadığını kanıtlayabileceğinizi biliyor muydunuz? Ya da NFT’lerin tedarik zinciri problemlerine karşı nasıl bir çözüm olabileceği hiç aklınıza gelmiş miydi?</p><p>Ya da yediğiniz elmanın nereden geldiğini, hangi yollardan, nasıl geçtiğini görebilmeyi ister miydiniz? Bu tedarik sürecindeki şeffaflık, sektör fark etmeksizin tükettiğiniz ürünlere olan güveninizi artırır mıydı, ne dersiniz?</p><p>Üzerinde hiçbir oynamaya izin vermeyen varlıkların hayatımızı nasıl daha kolay ve şeffaf bir hale getirebileceğini düşündükçe, NFT pazar yerlerinde satılan çizimler pastanın oldukça küçük bir diliminde kendilerine ancak yer edinebilirler.</p><p>Peki geleneksel pazarlamacılar ve reklamcılar bunun neresinde? NFT’leri yalnızca dijital sanat eseri olarak mı görüyorlar yoksa ajans/kurum içi anlaşmalarını NFT’leştirerek tüm ekibe (zincir kullanıcılarına) göstermiş ve blokzinciri güveni altına almışlar mı? Ya da örneğin, bu kuruluşlar hizmet paketlerini NFT koleksiyonu oluşturarak satmayı hiç düşündüler mi sizce? Bu hizmetleriyle hem anlaşma içeriklerini şeffaflaştırıp hem de bir sadakat programı uygulayarak kendilerinden daha fazla ya da daha kapsamlı hizmet alan kişi/kişilere özel bir teklifle gelseler nasıl olurdu? Yoksa yalnızca NFT sanatçılarıyla iş birliği yaparak NFT pazar yerlerinden kendilerine bir pay ayırmaya mı çalışıyorlar?</p><p>İşte tüm bu soruları düşündüğümüzde, Metaverse ve NFT’leri ana akım birer heyecandan öteye taşımak için neler yapılabilir? Aslında bu sorunun cevabını örneklerle vermiş olsam da en genel çerçevede mühim olan, teknolojiyi özümsemek ve bu teknolojiyi nasıl kullanabileceğimizin yollarını araştırmak. Bu yeniliğin altyapısını özümsemek için yazılım bilmek, bir bilgisayar mühendisi olmak da gerekmiyor üstelik. Daha detaylı okumalar, pazarlama stratejilerini oluşturmak için gayet yeterli sayılabilir. Teknolojik altyapının oluşturulması için ise bu yapıyı bilen kişilerle iş birliği yapmak işleri oldukça kolaylaştırabilir. Sonuçta LinkedIn’de iş ilanı verirken “Çağa ayak uydurmak isteyen ajansımız için akıllı kontrat yazmayı bilen bir pazarlama uzmanı arıyoruz” yazamayız, değil mi? :)</p><h4 id="h-okuma-kaynaklarim" class="text-xl font-header !mt-6 !mb-3 first:!mt-0 first:!mb-0">Okuma Kaynaklarım:</h4><ul><li><p><a target="_blank" rel="noopener noreferrer nofollow ugc" class="dont-break-out" href="https://academy.binance.com/tr/articles/what-is-the-metaverse">https://academy.binance.com/tr/articles/what-is-the-metaverse</a></p></li><li><p><a target="_blank" rel="noopener noreferrer nofollow ugc" class="dont-break-out" href="https://www.hongkiat.com/blog/nft-use-cases/">https://www.hongkiat.com/blog/nft-use-cases/</a></p></li><li><p><a target="_blank" rel="noopener noreferrer nofollow ugc" class="dont-break-out" href="https://thenextweb.com/news/metaverse-will-have-you-hooked-onto-a-blockchain-syndication">https://thenextweb.com/news/metaverse-will-have-you-hooked-onto-a-blockchain-syndication</a></p></li></ul><p>Dijital pazarlama trendlerini kendimce yorumlayacağım yazılarım için <a target="_blank" rel="noopener noreferrer nofollow ugc" class="dont-break-out" href="https://www.linkedin.com/newsletters/fokus-6881273105730297856/">LinkedIn bültenim</a>e abone olabilir ve web sitemi takip edebilirsiniz!</p>]]></content:encoded>
            <author>ecenazaltinok@newsletter.paragraph.com (Zeynep Ecenaz Altınok)</author>
            <enclosure url="https://storage.googleapis.com/papyrus_images/8016268f04c40fa01f3c37a01a1567154b24d400a0114e0f2bbe1c966d4d18e8.png" length="0" type="image/png"/>
        </item>
    </channel>
</rss>