Blockchain: Art arda gelen bloklardan oluşur. Her blok ağda yapılan işlemler içerir. Bu işlemleri ağ katılımcıları yollar. Dağıtık defter teknolojisi ve kriptografi kullanılır. Public-Private key pair’ler bu işin temelidir. Ağa dahil olmak isteyen kişi kimseden izin almadan katılabilir, merkeziyetsizdir, otorite yoktur. Ağın katılımcıları her türlü görevi alabilirler. Blockchain’in temel amacı, güvenilir bir şekilde dijital varlıkların transferini veya dijital işlemlerin kaydını sağlamaktır.
Cüzdan: Ağa dahil olmak isteyen kişinin bir hesabı olmalıdır. Örneğin Metamask gibi bir cüzdanı kullanarak hesap oluşturabilirsiniz. Hesap oluştururken 12-24 kelime saklamanız istenir, bu private key’inize denk gelen bir dizidir. Private keyinizi öğrenen kişi hesabınıza tam erişime sahiptir tüm fonlarınızı hareket ettirebilir, özenle saklayınız. Hesap oluşturulunca hesap adresiniz gözükür, bu adres dediğimiz şey public key’inizdir. IBAN gibi düşünülebilir ağda o adres olarak bilinirsiniz. Cüzdan uygulamaları açık kaynaklıdır, hiçbir veriye erişmez, sadece içindeki algoritma sayesinde public-private key pairler oluşturmanıza olanak sunar.
Bitcoin: Satoshi Nakamoto tarafından 2008’deki emlak krizine tepki olarak başlatılan bir blokzinciridir, ilktir. Bugünlere kadar gelmiştir. Programlanabilir değildir, üzerinde finans uygulamaları yapılamaz. Maksimum arzı 21 milyondur, anlık 20m civarı Bitcoin basılmıştır. Blokları oluşturmayı seçen kişiler madencilerdir, blok oluşturmak için bilgisayar güçlerini kullanırlar ve eğer başarılı olurlarsa blok kazdıkları için ödül kazanırlar. Yeni Bitcoinler bloklar kazıldıkça oluşur. Blok kazma ödülleri 4 yılda bir yarıya düşer ve Bitcoin arzının artış hızı yavaşlar, buna da halvening denir. Nisan 2024’te halvening yaşanacak. Halvening’in gelişi ayan beyan ortada olsa da piyasayı hep olumlu etkilemiştir. Anlık fiyat 71500$.
Ethereum: 2015 yılında Vitalik Buterin önderliğinde kuruldu. Amaç programlanabilir bir blockchain üretmek ve üzerinde merkeziyetsiz uygulamalar oluşturmaktır. Bunun için Ethereum Virtual Machine kısaca EVM adında bir yapı oluşturulmuştur. Sanal, herkesin katılabildiği, çeşitli hesaplamalar yapabilen bir bilgisayar gibi görülebilir. EVM, bu ismi unutmayın. Kendinden sonrakiler EVM teknolojisini çokça kullandılar, EVM teknolojisine sahip tüm ağlara Metamask kullanılarak bağlanılabilir. Bitcoin EVM değildir o sebepten Metamask ile bağlanılamıyor. Blok oluşturulma süresi her 15snde birdir. Ethereum’un ortaya çıkışından sonra hiçbir şey bir daha aynı olmadı. Anlık en büyük kullanıcı ve geliştirici topluluğuna sahip ağdır, bir babadır bizim için. Anlık fiyat 4050$.
Proof of Work(PoW): Bitcoin blokları oluşturulurken “madenciler” bilgisayar güçlerini kullanırlar demiştik. Bunu ekran kartlarını kullanarak vs yaparlar, çokça elektrik harcanır ve sonuçta bir iş yapılmış olur. Bu sistemle blok üretiliyorsa madenciler var ve proof of work mekanizması kullanılıyor demektir.
Proof of Stake(PoS): Blok üretilmesinde başka mekanizmalar da kullanılabilir, proof of stake bunlardan biridir. Proof of stake’de katılımcılar bilgisayar güçlerini kullanarak yarışmazlar, bunun yerine ağ üzerinde belli bir miktar varlıkları olduğunu gösterirler, ör. 20ETH. Ne kadar varlıkları varsa blok üretme ihtimalleri o kadar fazladır. Blok üretirken hata yapılırsa ceza olarak varlıklarının tamamını ya da bir kısmını kaybetme riskiyle karşılaşırlar. Çevre dostudur.
The Merge: 15 Eylül 2022’de Ethereum Proof of Work’ten Proof of Stake modeline geçiş yaptı.
Akıllı Kontrat: Ethereum üzerinde çalışabilen kod bütünleridir. Solidity denen bir dil kullanılarak yazılırlar. Bu akıllı kontratları belli açılardan otomata benzetebilirsiniz. Oluşturulduktan sonrasında değiştirilemez, kuralları bellidir. Otomata para atıp butonu tuşlarsanız size yapması gereken işlemi yapar. Akıllı kontratlar da böyledir, ağ üzerinde öylece durur ve birileri gelip etkileşime geçer. Akıllı kontrat standartları oluşturulabilir, belli özellikleri içeren tüm kontratlar “Mahmut” olarak adlandırılabilir mesela.
Token(ERC20): Bir çeşit akıllı kontrat standartıdır. Bu standarta uyan kontratlar hangi adresin ne kadar adet “token” adı verilen birimden tuttuğunun kaydını tutar. Token ismi belirleme, gönderme vb. işlevleri de vardır.
NFT(ERC721): Bir çeşit akıllı kontrat standartıdır. Bu standarta uyan kontratlar hangi adresin hangi NFT’leri tuttuğunun kaydını tutmasına ek olarak, her NFT’nin hangi içeriğe sahip olduğunun kaydını da tutar. Bu içerik resim, müzik vs herhangi bir şey olabilir. Gönderme vb. işlevleri de vardır.
Stabil Coin: Genellikle belirli bir fiat para birimine (ör. USD, EUR) veya başka bir varlığa (ör. altın, gümüş) sabitlenmiş olan kripto para birimleridir. Stabil kripto para birimleri, merkezi ya da merkeziyetsiz, çeşitli mekanizmalar kullanarak sabitlenmiş değerini korur.
DeFi: Decentralized Finance - Merkeziyetsiz finans - DeFi. Geleneksel finanstaki hizmetlerin ve daha fazlasının, akıllı kontratlar kullanılarak blockchain üzerine uyarlanmasıyla DeFi meydana gelmiştir. Blockchain üzerinde devletlere bağlı olmayan stabil kripto paralar(ör: Maker-DAI), faiz-kredi sağlayan banka benzeri kurumlar(ör:AAVE), al-sat yapabileceğiniz hatta yüksek kaldıraç imkanı sunan borsalar ve sadece blockchain ile mümkün olan birçok finansal oluşum bulunmaktadır.
DAO: Decentralized Autonomous Organizations yani DAO'lar, isminden anlaşılacağı üzere merkeziyetsiz oluşumlardır. Akıllı sözleşmeler aracılığıyla çalışırlar ve geniş kullanım alanına sahiplerdir. Belli bir token’ın holder’ları, topluluklar, yatırım fonları, oylama sistemleri, halka açık fonlar ve hatta sanat projeleri gibi çeşitli alanlarda kullanılabilirler. DAO'lar, merkezi bir otoriteye ihtiyaç duymadan katılımcıların birlikte çalışmasını sağlar ve bu nedenle daha şeffaf, adil ve demokratik bir yönetim yapısı sunabilirler.
Ethereum Name Service (ENS): Internete bağlanırken bir siteye gireceğimiz zaman nasıl ki .com, .net gibi uzantılar kullanıyorsak; Ethereum üzerinde de bir adresi .eth uzantılar ile ifade etmek para gönderim gibi işlemlerde kullanıcı kolaylığı sağlıyor. ENS kullanarak bir .eth domain aldığınızda (ör. odtublockchain.eth) cüzdanınıza bir NFT gelir ve o .eth uzantısı size ait olur.
Meme token(shitcoin): Dogecoin’le beraber başlamıştır, sonrasında Shiba’lar Akita’lar bir sürü örnekleri olmuştur. Özünde herhangi bir insan bir genelde köpek, kedi ya da herhangi bir meme’i isim belirleyerek ağ üzerinde ERC20 token oluşturur ve insanlar bunu alıp satar. İşte böyle bir şeydir. Eskiden shitcoin denirdi, alıp satan public shaminge uğrardı tech camiasında. Şuan memecoin, meme token olarak anılıyor. Kültür tokenleri olarak görülüyor iyice normalleşti. Zengin bunlarla olunur, düz yatırımla zor
Degen: Blockchain ekosistemindeki her türlü fırsatı yakalamaya çalışan, bir şeyleri ilk denemeye çalışan, ilk benimsemeye çalışan, finansal olarak da risklere fazla takılmayıp sadece sistemin sunduklarının ve vaat ettiklerinin tadını çıkarmaya çalışan insanlara denir. Severiz var olsunlar.
Airdrop: Blockchain üzerinde varlık gösteren oluşumların kendi token’larını çıkartıp sonrasında belirli bir kitle belirleyerek token arzından onlara da pay(genelde %10 15’e kadar) vermeleri olayına airdrop denir. Bu kitleyi belirlerken genelde early userlara, contributorlara veya ürünlerini en fazla kullananlara öncelik verirler. Fakat bu anlayış platformlar tarafından günümüzde daha çok sömürü ve kölelik kültürüne kaymıştır. Kullanıcılar beklentiye sokulup, platformun kullanılması için sömürülmektedirler sıkça. Airdrop konusunda fazla işlem hacim vs. yapmaktansa kendinizi kalabalıktan sıyıracak hareketler ne olabilir bunu düşünmek daha faydalı olacaktır.
Blockchain Trilemma: Vitalik Buterin, her bir blok zinciri projesinin başarılı olabilmek için çözmesi gereken 3 önemli problem olduğunu söylüyor: Decentralization (merkeziyetsizlik), security (güvenlik) ve scalability (ölçeklenebilirlik).
Gaz, Gaz fiyatı ve İşlem Ücretleri: Gaz, Ethereum’da yapılacak işlemin enerji maliyetini ölçen birimdir, yakıt miktarı gibi düşünülebilir. Her bir işlem, belirli bir miktarda gaz tüketir. Gaz, işlemin karmaşıklığına göre belirlenir. 15 saniyede bir yenisi çıkan blokların her birine maksimum 30 milyon gaz’lık işlem sığdırılabilir. Ağ kullanıcıları işlemlerinin bloklarda en kısa sürede dahil edilmesi için ETH cinsinden işlem ücretleri öderler. Gas başına ödenen ETH miktarı gas fiyatını oluşturur. Blokları oluşturan kişiler kendi çıkarları için gas başına en fazla ETH ödenen işlemleri dahil etmeye çalışırlar.
Ölçeklenme: Blockchain’ler sınırlı bir işlem hızına ve işlem kapasitesine sahiptir. Bu sınırlar, blok boyutu, blok üretim süresi ve konsensus mekanizması gibi faktörlere bağlıdır. Ölçeklenebilirlik sorunu, ağın yoğun kullanımı nedeniyle gündeme gelebilir. Örneğin, Ethereum’da ağ bazen yoğun talep altında kalabilir ve eğer yüksek işlem ücretleri ödemeden işlem gönderirseniz talep düşünceye kadar işlemin onay süresi uzayabilir. Mass adoption dediğimiz büyük kitlelerin blockchaine dahil olması önündeki bu gibi engellerin kalkması için ölçeklenmenin arttırılması olumlu etki yapacaktır.
Layer 1: Blockchain protokolünün temel altyapısını ifade eder. Bu katman, bir blockchain ağının ana blok zinciri veya temel protokolüdür. Temel işlevleri, blokların oluşturulması, işlenmesi ve doğrulanmasıdır. Bir şey layer 2 değilse layer 1’dir. Layer 1 protokolleri genellikle ölçeklenebilirlik, güvenlik ve merkeziyetsizlik gibi temel blockchain özelliklerini sağlamak için tasarlanmıştır. Diğer katmanlarla (Layer 2) birlikte çalışabilirler, bu katmanlar ölçeklenebilirlik ve işlem hızı gibi konularda geliştirmeler sağlayabilirken, Layer 1 daha temel protokol işlevlerini sürdürür. Bitcoin ve Ethereum blok zincirleri, Layer 1’lere örnektir.
Diğer L1 örnekleri:
Solana: Ağın native coin’i $SOL’dür. Ethereum’dan farklı olarak EVM yapısında değildir, komple kendisine has teknolojisi vardır. Phantom, Backpack gibi cüzdanlar kullanılır. Solana ucuz ve saniye başına işlem(TPS) konusunda kendine çok güveniyor, Mastercard’ı geçeceğiz şeklinde söylemleri var. Globalde ve TR’de Superteam adında oluşumları var hackathon, eğitim, buluşma vs düzenliyorlar. Ayrıca her yıl Solana Crossroads diye zirve etkinlikleri oluyor yüz yüze, güzel oluyor gidilir.
Avalanche: Ağın native coin’i $AVAX’tır. Ağ yapısı Kurucusu Emin Gün Sirer isminde bir Türk. Ethereum gibi EVM yapısındadır. Ayrıca kendine has bir teknolojisi ve ekosistemi vardır büyüktür baya. Snowman konsensus protokolüne sahiptir, Subnet en büyük teknolojileridir. Avalanche oluşturulduğunda test ağında node çalıştıran katılımcılarına 2000 $AVAX verilmişti. $AVAX son boğada 150 dolarları gördü, şuan 50 dolar. Ayrıca Avalanche Summit adında zirve etkinlikleri oluyor her yıl, 2 senedir Barcelona’daydı, gidilir.
Polygon: Ağın native coin’i ETH’dir. Ethereum gibi EVM yapısındadır. Ucuzdur, teknolojik researchlere önem verirler.
Cosmos: Ağın native coin’i $ATOM. EVM yapısında değildir. Bunların olayı Interoperability yani beraber çalışabilirlik. Diğer tüm ağların kanayan yarası birbirleriyle iletişime sadece köprülerle geçebilmeleri, rahat değil ve merkezi. Cosmos’ta Inter-Blockchain Communication kısaca IBC diye bir teknoloji bulunuyor. Cosmos’a bağlı birçok ağ vardır ve hepsi bu teknolojiyi kullanarak iletişimde kalırlar. Sağlam ekosistemleri vardır ör. Celestia, Dymension, Osmosis, Juno…
Near: Ağın native coin’i $NEAR. EVM yapısında değildir. Sharding diye bir teknoloji kullanırlar. Takılıyorlar.
Binance Smart Chain(BSC): Binance’ın Layer 1’i. Ağın native coin’i $BNB. EVM yapısındadır. Eski ve çokça kullanılan bir ağdır, üzerinde çok fazla miktarda varlık vardır.
Mina: Ağın native coin’i $MINA. EVM yapısında değildir. Zero knowledge kullanan uygulamalar arasında SNARK teknolojisini kullanan tarafta bulunurlar, geliştirme yapmak çok zordur, ağlarındaki tüm datanın boyutu 22 kilobayt’tır. Bunu kendilerine has bir yöntemle yapıyorlar. Dolar arttıkça yeni ss’lerin alındığı “birisi yere 29 lirasını düşürmüş”, “birisi yere 28 lirasını düşürmüş” muhabbetini biliyor olabilirsiniz. Mina genel olarak buna benziyor. Ağ üzerinde işlem yapıldıkça durum değişiklikleri oluyor, yeni ss’ler oluşuyor gibi düşünebiliriz. Her ss sonrası elde boyutu belli olan(22kb) tek bir ss var, ama kendinden önceki veriyi de sonuçta bir şekilde içeriyor ve hala erişilebiliyor.
Layer 2(Rollup): Bir blockchain protokolünün üzerine inşa edilen edilen ikincil bir blockchain katmanını ifade eder. Layer 2 çözümleri, genellikle üzerine kurulduğu blockchain üzerindeki işlem kapasitesini artırmak, işlem hızını artırmak veya daha düşük maliyetlerle işlemleri gerçekleştirmek gibi belirli sorunları çözmeye odaklanır. Layer 2’ler “Rollup” olarak da anılır.
Rollup’lar; işlemleri yığınlar haline getirir, off-chain (zincir dışı) olarak işler, veriyi sıkıştırır ve kısaltılmış biçimde Layer 1’e gönderir. Bu şekilde blok zinciri üzerindeki “işlem yapma ve depolama” yükünü üstlenir. Bu üstlenme, blok zincirinin hızlanmasına yani “ölçeklenmesine” sebep olur.
Rollup’ların bu çalışma prensibi kulağa her ne kadar hoş gelse de, doğal olarak şu soruyu sorabiliriz: “Peki ya Katman 1’e gönderilen işlemler sahteyse?”
Bir rollup’ın, yığın haline getirdiği işlemlerin doğruluğunu nasıl kanıtlayacağı, önemli bir sorundur ve bu sorunun çözümüne yönelik karşımıza 2 önemli teknoloji çıkıyor: Optimistic Rollup ve Zero Knowledge Rollup.
Optimistic Rollup: Optimistic Rollup’lar; fraud proofs (dolandırıcılık kanıtları) sistematiğini kullanırlar. Optimistic, yani “iyimser” olarak isimlendirilen bu rollup’larda; yığın haline getirilen işlemlerin öncelikle “doğru” olduğu kabul edilir. Eğer işlemler gerçekten doğruysa veya bir dolandırıcılık kanıtı itirazı yapılmamışsa, sistem olduğu gibi işler.
Optimistic Rollup’lar; uyuşmazlık çözümü sistemi ile çalışırlar. Bu sistem, hatayı tespit edeni ödüllendirir ve dolandırıcılık yapanı cezalandırır. Uyuşmazlık çözümü sistemini kullanan iki taraf bulunur. İşlem yığınını ağa sunan bir taraf iken, şüpheli olup olası dolandırıcılıkları araştıran da diğer taraftır. Her iki taraf da uyuşmazlığın çözümü için sisteme ETH bağlarlar ve bunlardan hangi taraf yanılıyorsa, bağlanan ETH, kaybeden tarafın elinden alınır.
Zero Knowledge(ZK) Rollup: ZK Rollup teknolojisindeki ZK’nin anlamı Zero-Knowledge (Sıfır Bilgi) anlamına geliyor. ZK Rollup’lar, validity proof (doğruluk kanıtı) sistematiğini kullanıyor. ZK teknolojisinde iki seçenekten biri kullanılır: zk-SNARK veya zk-STARK.
ZK Rollup’larda yığın haline getirilmiş işlemler; kriptografik kanıtlarla ile şifrelenir ve doğrulanır. Bu teknolojiler ile bir blok zinciri üzerinde her kullanıcı, tamamen şifrelenmiş biçimde işlemler yapabilir. Yapılan tüm işlemler itiraza gerek kalmaksızın geçerli ve doğrudur.
ZK Rollup’lar otomatik olarak, yığın haline getirilmiş işlemlerin geçerli olduğunu, Layer 1’e sunuldukları anda kanıtlarlar. Bu kanıtın doğruluğu, kolayca Layer 1 üzerinde değerlendirme yapılarak kanıtlanabilir.
L2 örnekleri:
https://l2beat.com/scaling/summary
Optimism(Optimistic Rollup): Airdrop atan ilk büyük rollup’tır $OP. Optimistic vision diye iyimser bir görüşe sahiptirler, iyi işler yapanları fonlamanın dönüp dolaşıp kendilerine finansal anlamda olumlu etki yapacağına inanırlar. RetroPGF dedikleri sistemle ekosisteme ve kendilerine fayda sağlayanlara yüz milyonlarca dolar fonlama yapmışlardır. OP Stack adında, özelleştiiebilir başka rollup’lar oluşturulabilmesi için altyapı sağlarlar. Diğer bir çok Layer2 bu altyapıyı kullanmıştır. Güzel ağdır severiz.
Arbitrum(Optimistic Rollup): Yine zamanında airdrop atmış rollup’lardandır $ARB. Altyapı anlamında seviye olarak en sağlam temellere sahip rollup’tır. Ekosistemi olgundur.
Base(Optimistic Rollup): Coinbase’in Ethereum L2 çözümü ve OP Stack kullanmış bir rollup’tır. Muhtemelen token çıkartmayacaklar. Ama geleceği iyi olabilecek bir ağ.
Blast(Optimistic Rollup): Paradigm(bir VC) destekli, “degen” odaklı bir L2 platformudur, OP Stack kullanır. Ekip öncesinde Blur ismindeki NFT marketplace’i oluşturmuştur. Blast ek olarak ağ üzerinde tutulan ETH ve stabil coinlere sizin hiçbir şey yapmanıza gerek kalmadan otomatik faiz verir, cüzdanınızdaki bakiyeler günden güne artar. Yakın zamanda airdrop atacaklar.
Starknet(ZK Rollup): ZK teknolojisindeki STARK’ları kullanan bir L2’dir. Geliştirme dili Cairo’dur. Yakın zamanda token çıkarıp airdrop attılar.
Zksync(ZK Rollup): ZK teknolojisindeki SNARK’ları kullanırlar. zkEVM’leri vardır, Ethereum’daki EVM mimarisine benzer ama ZK teknolojisiyle çalışan bir sistem yapmışlardır. Henüz airdrop atmadılar.
Linea(ZK Rollup): Metamask’in sahibi olan Consensys şirketinin Ethereum L2 çözümü. Henüz airdrop atmadılar.
Scroll(ZK Rollup): Yine kendi zkEVM’leri olan bir L2 çözümü zk rollup. Developer’lara, contributor’lara büyük önem veren/verecek bir vizyona sahiptirler. Henüz airdrop atmadılar.
VC’ler: Büyük para fonları, blockchainle ilgilenen VC’lere örnek olarak: Coinbase Ventures, Binance labs, Pantera, a16z, Blockchain capital, Dragonfly, Paradigm…
Infrastructure proje örnekleri: Celestia(data availability, modularity), Filecoin(decentralized storage), Chainlink(oracle), Pyth(oracle)…
Modularity: Ethereum’u yekpare tek parça bir sistem olarak düşünebiliriz. Hesaplamalar üzerinde yapılır, veriler üzerine yazılır vsvs. Bu da birtakım sınırlamalar getirmektedir. Modülerlik her iş yükünü aynı platformun yüklenmesine gerek olmadığını, iş yükünü farklı farklı modüler uygun platformlarda yapılmasını savunur.
Web3 Social: Web2 sosyal medyalarına eposta şifreyle giriş yapıyoruz, platform açık kaynaklı değil, manipüle ediliyoruz ve takipçilerimize sahip değiliz. Bu sebeplerden özellikle zamanında Lens Protocol’ün önderliğinde ortaya çıkan web3 sosyal medyalarında cüzdanımızla varlık gösterebiliyoruz. Lens Protokol kullanıcı deneyimi konusunda yıllardır kendini fazla geliştiremeyip geride kalsa da günümüzde daha iyi web3 social örnekleri mevcut. Mesela Farcaster. İnceleyin mutlaka.
Bitcoin Ekosistemi: Ordinals-Inscriptions denen bir yapının ortaya çıkışından sonra Bitcoin üzerine çeşitli verilerin yazılması yaygınlık kazandı. Daha sonra bu verilerin değişimini takip edecek sistemler kuruldu. Bunlar kullanılarak ERC20 token’lere benzer “BRC20” adında yapılar ve ek olarak NFT’lere benzer yapılar da oluşturuldu. $ORDI, $SATS gibi BRC20 örnekleri mevcuttur. Buna ek olarak yakın zamanda BitVM diye bir teknoloji geliştirildi ve bu da Bitcoin üzerinde merkeziyetsiz hesaplamalar yapılabilmesinin önünü açtı. Hatta ve hatta Türk bir ekip olan Chainway, Citrea ismindeki Bitcoin Layer2 projelerini tanıttılar ve inanılmaz ilgi gördüler, çok çok başarılı olacaklar büyük ihtimalle yakın gelecekte.
Eigenlayer ve Restaking: Bilindiği üzere Ethereum Proof of Stake(PoS) kullanıyor, ve ağın güvenliğini milyar dolarlar değerindeki ETH’ler koruyor, fakat yalnızca Ethereum ağının kendisini koruyor. Bu güvenlikten diğer platformlar da faydalanabilsin diye Eigenlayer adında “programlanabilir güvenlik” sunan bir platform-katman geliştirildi. Eigenlayer sayesinde platformlar Ethereum ağında kitli ETH’lerin güvenliğinden faydalanabiliyor. Restaking dediğimiz kavram ise, stake edilen ETH’lerin yeniden stake veya “restake” edilerek diğer platformlar tarafından güvenlik olarak kullanılabilir hale getirilmesini sağlayan işlemdir. Günümüzde en önemli ve hype mevzulardan biridir, Ethereum’un geleceğinde önemli bir yer edindi ve artacak.
EIP/ERC: Ethereum Improvement Proposal. Ethereum geliştiricileri Ethereum ana protokolü hakkında öneriler oluşturup sunarlar. Geliştiricilerin ve ekosistemin onayını alırlarsa fikirleri hayata geçebilir. Türkiye’den de EIP konusunda çalışmalar olmuştur, Clave ekibi EIP-7212’i yazıp büyük destek toplamışlardır.
EIP-1559: Ethereum üzerinde önerilip, kabul edilip, 2021 yılında uygulanan bir değişikliktir. Bu değişiklikten sonra kullanıcıların ağ üzerinde yaptığı her işlemde bir miktar ETH arzdan silinmektedir-yanmaktadır. ETH arzı şuan enflasyonist değil deflasyonisttir, yani azalmaktadır. Bullish.
EIP-4844: Proto-Danksharding veya Cancun-Deneb (Dencun) yükseltmesi olarak da bilinen bir geliştirme önerisi. Danksharding yolunda atılan bu adım L2’lerdeki gas ücretlerini “blob” adı verilen veri yapıları kullanılarak düşürmeyi hedef alıyor. L2’lerdeki işlem ücretleri bu değişiklik aktif olduktan sonra aşırı düşecek. Bullish.
Devconnect: Ethereum Vaktı tarafından organize edilen, yılda bir kez yapılan ve bir hafta süren etkinliktir. Hafta boyunca bütün Ethereum ekosistemi bir araya gelinen şehirde çeşitli etkinlikler düzenliyor. Bu etkinliklerin hepsi farklı projeler veya topluluklar tarafından düzenleniyor. Bu yüzden katılmak istediğiniz her etkinliğe ayrıca başvurmanız ve biletini elde etmeniz gerekiyor. Etkinliklerin çoğu ücretsiz olmakla birlikte başvuru formunu doldurmanız gerekli. 2023 yılında İstanbul’da yapıldı.
Devcon: Ethereum Vaktı tarafından organize edilen bir zirvedir. Devcon’da bir mekan ayarlandıktan sonra Ethereum Vakfı tarafından organize edilen konuşmalar ve atölye çalışmaları bulunur. En son düzenlenen Devcon 11-14 Ekim 2022 tarihlerinde Bogota, Kolombiya’da gerçekleşen Devcon 6’ydı. Devcon 7, 2024 yılında Güneydoğu Asya’da yapılacak.
ETHGlobal: Ethereum Foundation tarafından da destek alan, Ethereum’un en büyük etkinlik organizatörlerinden biridir. Yıl boyunca dünyanın farklı şehirlerinde birçok hackathon ve konferanslar düzenlerler, ekosistemdeki neredeyse büyük tüm projeler de bunlara sponsor olarak katılırlar. Biz de ODTÜ Blockchain olarak bu hackathonlara imkan dahilinde katılmaya çalışıyoruz, büyük fırsat.
Önemli olaylar:
The DAO Hack: 2016'da The DAO adlı büyük bir DAO, akıllı sözleşmedeki bir güvenlik açığı nedeniyle saldırıya uğradı ve “3.6 milyon adet” Ether çalındı. Ethereum topluluğu, bu saldırının ardından nasıl tepki vereceği konusunda bölündü. Bir grup, saldırıya maruz kalan fonların geri alınmasını ve blok zincirinin geri dönülmez bir şekilde değiştirilmesini savundu. Ancak, bu karar, Ethereum'un "kodun kanun olduğu" ilkesine ters düşüyordu ve bazıları bu tür bir müdahalenin blok zincirinin güvenilirliğini sorgulayabileceğini belirtti. Sonunda, Ethereum topluluğu çoğunluk oluşturarak DAO'nun saldırıya uğradığı 192000. blokta bir "hard fork" gerçekleştirdi. Şu an bildiğimiz Ethereum üzerinde, The DAO'nun saldırıya uğramış fonları geri alındı ve yeni bir blok zinciri olarak devam etti. Bu hard fork sonrasında olayın geri alınmasını istemeyenlerin devam ettirdiği zincir Ethereum Classic olarak kaldı ve fonlar geri alınmadı.
Terra Luna-UST çöküşü: UST, CEO’su Do Kwon olan Terra şirketine ait $LUNA ismindeki kripto paraya bağlı olan algoritmik bir stabil coindi. Bir gün ansızın LUNA-UST arasındaki dengeyi bozacak bir sallantı yaşandı, sonra bu sarsıntı çığ gibi büyüyerek ikisinin de batışına sebep oldu. Batış öncesi 1 adet $LUNA 150 200 dolar civarlarındaydı ve totalde 50-60 milyar dolardan fazla market cap ile en büyük 10 coinden biriydi. UST ise yaklaşık 20-30 milyar dolar değere sahipti. Birkaç günlük batış sürecinde LUNA fiyatı 0.00000’lı değerlere, UST ise birkaç cent’e kadar düştü. Korkunç bir olaydı.
FTX batış: Parayı yanlış ve riskli şekilde yönettiklerinden dolayı, CEO’su Sam Bankman Fried(SBF) olan dönemin en büyük borsalarından FTX milyonlarca kullanıcısının fonlarıyla beraber batmıştır. Hala davaları sürmektedir. Zamanında Solana tarafı bu FTX ile çok yakındı, batış sonrası iyi sıyrıldılar o yakınlığın etkilerinden.
CZ hapis: Binance’ın eski çok ünlü CEO’su CZ(Changpeng Zhao)’nin hapse girmesi olayıdır. 2023 yılı sonlarında yaşanmıştır, Binance’ın birtakım hatalarını, suçlarını üstlenip hapse girmiştir. Binance’ı aklamıştır regüle hale getirmiştir, piyasayı bullish hale getirenlerden ve kriptonun en önemli aktörlerinden birisidir.
Bitcoin ETF: ETF, "Exchange-Traded Fund" ifadesinin kısaltmasıdır ve bir yatırım fonu türüdür. ETF'ler, farklı varlık sınıflarına yatırım yapmak isteyen yatırımcılar için bir araç olarak kullanılır. Bu fonlar, borsada işlem gören ve genellikle hisse senedi gibi alınıp satılabilen bir portföyü temsil eder. Spot Bitcoin ETF yıllardır bekleniyordu, kripto para birimi Bitcoin’in yatırım fonudur. Diğer ETF’ler gibi, Amerikan menkul kıymet borsaları üzerinden işleme sunuldu. Bu sayede kurumsal şirketler cüzdanda BTC tutmak vs gibi geleneksel finansa ters yöntemlerdense, ABD onaylı regüle şekilde BTC hissesi alarak yatırım yapabilir oldular.

