
Karşınızda $HUMA
PayFi’nin Geleceğine Güç VeriyoruzHuma Foundation, PayFi'nin geleceğini yeniden tanımlama yolunda bir adım daha atarak Huma Protokolü’nün kapsamlı tokenomicsini gururla duyuruyor. Yaklaşan 1. Sezon airdrop'u, bu ortak yolculuğumuzda önemli bir dönüm noktasını temsil ediyor ve sürdürülebilir, topluluk odaklı bir ekosistemin temelini atıyor. Bu ekosistemin merkezinde, tüm kullanıcılar, likidite sağlayıcılar, ortaklar, geliştiriciler ve paydaşlar için uzun vadeli teşvikleri uyumlu hale getirmek ...

PayFi - RWA'nın Yeni Sınırı
Her şey Satoshi’nin devrim niteliğindeki whitepaper'ı ile başladı; bu belge, merkezi olmayan ödemeler için yeni bir dönemin temelini attı.

Huma Stake Ödülleri Teklifi
1.0 Giriş$HUMA tokeninin piyasaya sürülmesiyle birlikte, güçlü bir teşvik mekanizması olan staking'in (kilitleme) önü açıldı. Bu, hem $HUMA sahiplerinin hem de likidite sağlayıcılarının (LP'ler) avantajınadır. Bu belge, staking teşviklerini ve LP ödüllerini kapsayan $HUMA stake ödülleri çerçevesinin ayrıntılarını sunar. Stake edenler, protokol yönetişimine katılma ayrıcalığına da sahip olacaklar. Yönetişim tasarımı, Huma'nın zincir üzeri yönetişim sistemi başlatıldığında ayrı bir teklifle ele...

Karşınızda $HUMA
PayFi’nin Geleceğine Güç VeriyoruzHuma Foundation, PayFi'nin geleceğini yeniden tanımlama yolunda bir adım daha atarak Huma Protokolü’nün kapsamlı tokenomicsini gururla duyuruyor. Yaklaşan 1. Sezon airdrop'u, bu ortak yolculuğumuzda önemli bir dönüm noktasını temsil ediyor ve sürdürülebilir, topluluk odaklı bir ekosistemin temelini atıyor. Bu ekosistemin merkezinde, tüm kullanıcılar, likidite sağlayıcılar, ortaklar, geliştiriciler ve paydaşlar için uzun vadeli teşvikleri uyumlu hale getirmek ...

PayFi - RWA'nın Yeni Sınırı
Her şey Satoshi’nin devrim niteliğindeki whitepaper'ı ile başladı; bu belge, merkezi olmayan ödemeler için yeni bir dönemin temelini attı.

Huma Stake Ödülleri Teklifi
1.0 Giriş$HUMA tokeninin piyasaya sürülmesiyle birlikte, güçlü bir teşvik mekanizması olan staking'in (kilitleme) önü açıldı. Bu, hem $HUMA sahiplerinin hem de likidite sağlayıcılarının (LP'ler) avantajınadır. Bu belge, staking teşviklerini ve LP ödüllerini kapsayan $HUMA stake ödülleri çerçevesinin ayrıntılarını sunar. Stake edenler, protokol yönetişimine katılma ayrıcalığına da sahip olacaklar. Yönetişim tasarımı, Huma'nın zincir üzeri yönetişim sistemi başlatıldığında ayrı bir teklifle ele...
Subscribe to Huma Finance Turkiye
Subscribe to Huma Finance Turkiye
Share Dialog
Share Dialog


<100 subscribers
<100 subscribers
Beyan:
Öncelikle, bu yazının amacı ürünleri ve iş modelini tanıtmaktır; ürünlerin pazarlanması veya tanıtımı yapmak değildir. Yaklaşımımız, Huma’nın ne yaptığını ve nasıl işlediğini objektif ve tarafsız bir şekilde anlatmaktır.
Bu yazı yatırım tavsiyesi niteliği taşımaz. Her türlü yatırım kararı risk içerir. Lütfen herhangi bir karar vermeden önce kapsamlı bir şekilde kendi araştırmanızı yapınız.
1. Huma’nın Ürünleri ve İş Modeli Nedir?
Huma, ilk PayFi ağıdır ve PayFi temel platformu ile bir dizi önemli uygulama içerir. Bazı uygulamalar Huma’ya aittir, bazıları ise üçüncü taraf uygulamalardır. Örneğin, Google’ın Android platformu vardır ve YouTube ile Gmail gibi kendi süper uygulamalarına sahipken, aynı zamanda birçok üçüncü taraf uygulamasını destekler. Platform hayal gücü yaratır, üçüncü taraf uygulamalar ölçeği büyütür ve kendi süper uygulamaları ise “nakit inek”tir. Son zamanlarda Huma’nın iş modeli üzerine yoğunlaşan tartışmalar nedeniyle, bu yazı daha çok kendi süper uygulamamız Arf üzerine odaklanacaktır. PayFi temel platformunun işlevleri ve yol haritası ileride başka bir yazıda ele alınacaktır.
Huma 2.0’ın lansmanıyla birlikte Huma’nın iki ürünü bulunmaktadır:
Huma 2.0 (permisionless): Bireysel kullanıcılar katılabilir. PayFi Strategy’den gerçek getiri sağlar; şu anda yıllık getiri oranı (APR) %10,5’tir. Bu oran her ay değişebilir, ancak değişikliklerin küçük olması bekleniyor. Ayrıca, Huma Foundation teşvik olarak Feathers dağıtmakta. Huma 2.0, bir PayFi Strategy işletir; fonların büyük çoğunluğu PayFi Institutional’daki çeşitli PayFi varlıklarına yatırılır, bir kısmı ise likit piyasa nötr DeFi protokollerine yatırılır, böylece likidite sağlayıcılarının (LP) geri çekilme talepleri karşılanabilir.
Huma Institutional (KYC/KYB Gerektirir): Profesyonel yatırımcılar veya kurumlar katılabilir. Başlıca yatırım alanları, sınır ötesi ödeme finansmanı ve kredi kartı T+0 (aynı gün) uygulamalarıdır. Sınır ötesi ödeme işleri, Huma’nın yan kuruluşu Arf tarafından yürütülürken, kredi kartı işleri üçüncü taraf ortaklarla (örneğin, şu anda Raincards ile; bu yılın ikinci yarısında daha büyük ortaklar duyurulacak) yürütülmektedir.
Huma 2.0’a katılan kullanıcılar Classic veya Maxi modunu seçebilir. Fon yatırdıktan sonra, $PST (PayFi Strategy Token) veya mPST (Maxi modu için) likidite sağlayıcı token’ları alırlar. PST token’ları, Solana üzerindeki ana akım DeFi protokolleriyle entegre edilebilir ve likidite sağlayıcılarının DeFi’nin birleştirilebilirlik özelliğinden faydalanmasını sağlar.
Huma’nın iş modeli oldukça basittir:
Likidite sağlayıcılarına sunulan APR, makroekonomik koşullara göre her ay ayarlanır, ancak genel olarak istikrarlıdır.
Huma, bu fonları PayFi varlıklarına ve likit DeFi protokollerine yatırır. Gelirler, bu iki alandaki getiri farklarından elde edilir.
Huma Institutional havuzu da protokol ücretlerinden gelir elde eder.
2. Huma ile Arf Arasındaki İlişki Nedir? Arf Ne Yapar?
Arf, geçmişte Huma’nın bir müşterisiydi. 2024 yılında Huma ve Arf birleşme gerçekleştirdi. Her iki marka da kendi alanlarında güçlü olduğundan, markaları birleştirme yoluna gidilmedi ve her ikisi de ayrı ayrı kullanılmaya devam ediyor. Huma, fon tarafı ve sınır ötesi ödemeler dışındaki talep tarafına odaklanırken, Arf sınır ötesi ödeme taleplerinde uzmanlaşmayı sürdürüyor.
Arf, İsviçre’de kayıtlı bir finans kuruluşudur ve İsviçre Finansal Piyasa Denetleme Kurumu (FINMA) bünyesindeki SRO (Kendi Kendini Düzenleme Organizasyonu) sistemi tarafından denetlenir. Şu anda VQF (Finansal Hizmetler Kalite Güvence Birliği) lisansı sahibidir ve dünya genelindeki lisanslı ödeme kuruluşlarına stabilcoin tabanlı ödeme hizmetleri sunabilir. Arf, USDC’nin ödeme alanındaki en başarılı uygulamalarından biridir. Daha fazla bilgi için Arf ile Circle’ın vaka çalışmasına göz atabilirsiniz.
Arf, sınır ötesi ödemelerde doğrudan son kullanıcılara (ne B2B ne de B2C) hizmet vermez; yalnızca lisanslı ödeme kuruluşları ve finans şirketleriyle çalışır. Bu müşteriler de sıkı düzenlemelere tabidir ve müşteri fonları, yalnızca ödeme amaçlı kullanılabilen, düzenlenmiş Safeguarding Account’larda tutulur. Arf’ın müşterileri genellikle gelişmiş ülkelerde bulunur (ABD, İngiltere, Fransa, Singapur, BAE). Arf, Çin gibi döviz kontrolü sıkı olan ülkelerde hizmet vermez. Kamuya açıklanan müşterilerden biri Lulu Financial’dır.
3. Huma’nın %10,5 Getirisi Nereden Geliyor? Ponzi Şeması mı? Müşteri Ücretleri Sürdürülebilir mi?
Bu soruya yanıt vermek için iki ayrı hesap yapılmalıdır: Huma tarafı ve Arf tarafı.
Huma Tarafı:
Fon Maliyeti: %10,5
Gelir: Hedef, varlıkların %80’inin PayFi varlıklarına yatırılmasıdır (en az %12,5 yıllık getiri). Yaklaşık %20’si likit dijital varlıklara yatırılır (şu anda %7 getiri). Toplamda, yaklaşık %11,4 getiri elde edilir. Genel giderler ve işlem ücretleri düşüldüğünde bu oran %11 civarına iner. Tüm fonlar Classic moduna girse bile bir miktar kâr marjı kalır. Aslında, PayFi varlıklarının %12,5 getirisi alt sınırdır. Huma Institutional’daki fonların vadesi doldukça Huma 2.0’a geçiş yaptığında, PayFi varlıklarının oranı artacak ve toplam getiri yükselecektir. Ayrıca, Maxi modu da protokole ek gelir sağlayacaktır.
Arf Tarafı:
Fon Maliyeti: %12,5
Gelir: Arf, müşterilerden günlük 6-10 baz puan ücret alır. Bu ücretler genellikle yalnızca iş günlerinde tahsil edilir ve yıllık bazda %15-25 getiri sağlar. Arf’ın müşterilerinin çoğu, likidite ihtiyaçları için committed (taahhüt edilmiş) ücret öder; yani likidite kullanılmasa bile bu ücret ödenir. Huma 2.0 ve Arf’ın iş süreçleri tasarlanırken, Arf’a borç alma ve geri ödeme konusunda esneklik tanındı. Bu, fon kullanım oranını neredeyse %100’e çıkararak Arf’ın güvenilir bir kâr marjı elde etmesini sağlar.
Ücretlendirme Sürdürülebilir mi?
Yalnızca APR açısından bakarsanız, bu oran geleneksel Trade Finance oranlarından yüksek görünebilir, ancak bu karşılaştırma doğru değildir. Arf, Payment Transaction Financing (ödeme işlemi finansmanı) yapar. Daha uygun bir karşılaştırma, sınır ötesi ödeme ücretleridir; bu ücretler genellikle işlem başına 200-500 baz puandır ve bir finansman sağlayıcısına birkaç düzine baz puan ödemek kabul edilebilir bir maliyettir.
Western Union veya Moneygram gibi geleneksel havale hizmetleri: İşlem başına %2-5 ücret.
Banka havalesi (Wire transfer): Genellikle 20-60 dolar sabit ücret; ortalama 1000 dolarlık bir işlemde bu, %2-6’ya denk gelir.
Aynı sektörde, kardeş şirketler arası günlük borçlanma ücretleri de 10 baz puandır, bu da fiyatlamanın makul olduğunu gösterir.
4. Huma P2P mi? Yerli ve Yabancı Benzer Platformlardan Farkı Nedir? Benzer Riskler Nasıl Önlenir?
Geleneksel P2P platformlarının sorunları şunlardır:
Fonların nereye gittiği belirsizdir.
Borçlanma süreleri uzun (6 ay, 12 ay) ve risk kontrolü zordur.
Borç alanlara yönelik düzenlemeler yetersizdir.
Huma ise tamamen farklıdır:
Kullanım Amacı Net: Fonların %80’i Payment Transaction Financing için kullanılır (sınır ötesi ödeme ve kredi kartı ödemeleri için kısa vadeli finansman). %20’si, kullanıcıların geri çekilme taleplerini karşılamak için yüksek likiditeli DeFi protokollerine yatırılır.
Kısa Kullanım Süresi: Fonlar genellikle birkaç gün içinde döner.
Şeffaflık: Tüm fon akışları Dune platformunda gösterilir. Huma 2.0 her ay rapor yayınlar. Huma Institutional da likidite sağlayıcılarına aylık raporlar sunar ve PWC tarafından yıllık denetim yapılır.
DeFi kısmı (küresel olarak henüz düzenlenmemiştir) hariç, tüm süreçler sıkı düzenlemelere tabidir (Arf düzenlenmiş bir kuruluştur ve müşterileri de lisanslı finans kuruluşlarıdır).
5. Huma ile Tedarik Zinciri Finansmanı Arasındaki Temel Farklar Nelerdir?
Tedarik Zinciri Finansmanı (Invoice Financing) ile Payment Transaction Financing arasında büyük risk farkları vardır:
Tedarik Zinciri Finansmanı: Geri ödeme, alacaklara (invoicing) dayanır, ancak bu sadece bir alacak belgesidir, nakit değildir. Vade sonunda borçlunun ödeme yapıp yapamayacağı belirsizdir ve bu, Huma’nın kabul etmek istediğinden daha yüksek bir risk taşır.
Payment Transaction Financing: Fonlar zaten finansal sistemdedir; eksik olan, fonların hızlı bir şekilde hedefe ulaşmasıdır. Huma, stabilcoin’lerle fonları hızlıca hedefe ulaştırır ve borçlu, fonları zincir üzerinde geri öder. Gerçek hayatta, ödemeler bankalar arası sistemlerden geçerken “geleneksel posta” gibi yavaş hareket eder. Huma, stabilcoin’lerle bunu “e-posta” hızına getirir, böylece hız ve değer yaratır. Huma, gönderenin fonlarının Safeguarding veya diğer emanet hesaplarında kilitli olduğunu ve yasal hak talebinde bulunabileceğini garanti eder.
Ayrıca, blok zinciri teknolojisinin bu iki alanda yarattığı değer de farklıdır:
Tedarik zinciri finansmanında vade genellikle 90-180 gündür; bir iki gün hızlandırmak büyük bir fark yaratmaz.
Payment Transaction Financing, ödemeleri T+3/T+4’ten T+0/T+1’e indirir. Bu, küresel finans sistemini hızlandırır; Çin’in yeşil trenlerden yüksek hızlı trenlere geçişi gibi devrimsel bir değişimdir. 100 metrede 0,1 saniye iyileşme ile 5000 metrede 0,1 saniye iyileşmenin etkisi aynı değildir.
6. Arf Risk Yönetimini Nasıl Yapar?
Müşteri Profili: Arf’ın müşterileri, çoğunlukla gelişmiş ülkelerde (ABD, İngiltere, Fransa, Singapur, BAE) bulunan lisanslı finans kuruluşlarıdır.
Risk Modeli: Arf, müşterilerin finansal durumları, uyumlulukları ve ödeme yollarının risklerine göre bir transaction financing risk modeli uygular. Şu anda sadece Tier 1 ve Tier 2 müşterilere hizmet verir; Tier 3 ve altındaki müşterilerle çalışmaz.
Safeguarding Account: Müşteriler, son kullanıcıların fonlarını Safeguarding Account’lara yatırır ve ödeme belgelerini Arf’a yükler. Arf, belgeleri doğruladıktan sonra borç verir. S&P’nin son 20 yıllık verilerine göre, finansal sisteme giren fonların kötü borç oranı %0,25’tir. Arf’ın müşterileri Tier 1 ve Tier 2 olduğu ve vade kısa olduğu için bu risk daha da düşüktür.
Kısa Vade: Borç vadeleri 1-6 gündür. Herhangi bir sorun belirtisi varsa, Arf bunu erken fark eder ve kredi limitini düşürür veya borç vermeyi durdurur.
Fon Koruması: Safeguarding Account’taki fonlar yalnızca ödeme amaçlı kullanılabilir. En kötü senaryoda (müşteri iflası), Arf bu fonlar üzerinde yasal hak iddia edebilir. Şu ana kadar böyle bir kötü borç yaşanmamıştır, bu nedenle bu durum test edilmemiştir.
Fon Yönetimi: Tüm fonlar, Arf Capital adlı bankruptcy-remote SPV (iflastan izole özel amaçlı araç) üzerinden yönetilir ve operasyonel şirket Arf Financial’dan tamamen ayrılmıştır.
İlk Kayıp Koruması: Private Placement Memorandum, Arf Capital’in kârlarından %2’lik bir First Loss Cover oluşturmasını zorunlu kılar. Kötü borç durumunda, bu rezerv ilk olarak kullanılır.
Şu ana kadar Huma, 3,9 milyar dolar işlem hacmi gerçekleştirmiş ve hiç kredi kaybı yaşamamıştır.
7. Piyasa Büyüklüğü Ne Kadar? Yüksek Getiri ve Düşük Risk Bir Arada; Piyasa Küçük mü?
Geleneksel APR perspektifinden bakıldığında %10 yüksek görünebilir, ancak Arf’ın ücret modeli APR değil, her işlem için payment transaction fee’dir. Ödeme sektöründe ücretlendirme bu şekildedir. 3. soruda sektörün genel ücret standartlarını detaylıca anlattık; Arf’ın ücretleri sektörle uyumludur. 6. soruda da risk modelimizi açıkladık. Stabilcoin’lerin küresel ödeme yerleşimleri için likidite sağlaması, blok zincirinin teknik avantajlarını en iyi şekilde kullanır ve mevcut çözümlere göre bir “boyut indirgeme” avantajı sunar. Riskleri yönetmeye devam edeceğimize ve mevcut getirilerin sürdürülebilir olduğuna inanıyoruz.
PayFi piyasasının büyüklüğü oldukça geniştir. Bilinen PayFi alt segmentleri şunlardır:
Sınır Ötesi Ödeme Finansmanı: Küresel olarak 4 trilyon dolar, çeşitli finansman hesaplarında kilitli.
Kredi Kartı Ödemeleri: Küresel olarak 16 trilyon dolarlık fon, kredi kartı yerleşimleri için kullanılıyor.
Ticaret Finansmanı (Trade Financing): Yıllık 10 trilyon dolarlık hacim, ancak vadeler uzun ve getiriler çoğu yerde %10’un biraz üzerindedir. Şu anda bu alana girmiyoruz.
Sınır ötesi ödemelerdeki 4 trilyon dolarlık kilitli fon, potansiyel iş alanımızdır. Müşterilerin karşılıklı işlemleri düşülse bile talep güçlüdür. Şu anda birçok müşteri sırada bekliyor; boru hattındaki müşteri talebi, Arf’ın mevcut iş hacminin (~60 milyon dolar aktif likidite) 10 katıdır. Sorun, talebin az olması değil, müşterilerin banka düzenlemelerini geçip hızlıca devreye alınmasıdır.
Kredi kartı ödemeleri, özellikle küçük ve mikro işletmeler için nakit akışı baskısı yaratır. T+0 veya T+1 yerleşimi için makul bir ücret ödemek, bu işletmeler için değerlidir. 16 trilyon dolarlık piyasanın sadece %1’i bile büyük bir pazardır. Ekip şu anda kart organizasyonları, acquirer’lar ve issuer’larla görüşüyor; bu iş birliklerinde fon talepleri yüz milyonlarca dolar seviyesindedir.
Özetle, PayFi’nin sınır ötesi ödemeler ve kredi kartı ödemelerinde devrim yaratacağına inanıyoruz; uzun vadeli piyasa büyüklüğü çok geniştir. Ancak bu yeni bir alan olduğu için her şey bugün net değildir. Kesin bir piyasa büyüklüğü belirtmek zor olsa da, blok zinciri ve stabilcoin’lerin en iyi uygulamalarından biri olduğumuzu ve 3,9 milyar dolarlık işlem hacmiyle modelimizi doğruladığımızı görüyoruz. İlerledikçe daha fazla fırsat keşfedilecek ve piyasa büyüklüğü ölçülebilir hale gelecektir.
8. Huma ile Ripple (XRP) Arasındaki Benzerlikler ve Farklar Nelerdir?
Huma ve Ripple aynı alanda yer alsa da iki temel fark vardır:
Aracılık Varlığı:
Ripple, geçmişte işlemleri gerçekleştirmek için $XRP’yi aracı olarak kullandı. XRP’nin fiyat dalgalanmaları, müşteriler ve sistem için büyük risk ve belirsizlik yarattı.
Huma, baştan beri USDC gibi stabilcoin’leri kullanmayı tercih etti ve fiyat dalgalanması yükünü taşımıyor. Ripple da bu sorunu fark etmiş ve kendi stabilcoin’ini çıkarmaya çalışıyor.
Sistem Yapısı:
Ripple, tüm süreci kendi kontrol ettiği bir kapalı döngü (closed loop) sistemi tercih eder.
Huma, daha büyük bir ekosistem etkisi yaratmak için açık mimari (open stack) yaklaşımını benimsemiştir. Geçen yıl Temmuz’da PayFi’nin açık mimarisini tanıttı. Ödeme protokollerinde Solana ve Stellar ile, stabilcoin’lerde Circle ile, saklama hizmetlerinde Fireblocks ile iş birliği yaptı. Her alanda en güçlü ortaklarla çalışarak açık, verimli ve uyumlu bir ödeme çözümü oluşturuyor. Bu, ekosistem güçlerini hızlıca bir araya getirerek büyümeyi hızlandırıyor.
Verilere bakıldığında:
Ripple, 11 yılda 70 milyar dolar işlem hacmine ulaştığını iddia ediyor.
Huma, sadece iki yıldan biraz fazla sürede 3,9 milyar dolar işlem hacmine ulaştı. Mevcut hızla, bu yılın sonunda 10 milyar dolar’ı geçmesi bekleniyor. Her şey yolunda giderse, 2-3 yıl içinde Ripple’ın işlem hacmini yakalayabilir.
9. Huma, Invoice Financing veya Kredi Veriyor mu?
Eski belgelerimizde Invoice Financing ve kredi bahsedilmiş olsa da, Huma protokolü bu uygulamaları destekleyecek kadar esnek olmasına rağmen, bu alt segmentin risk analizi nedeniyle yakın gelecekte bu alana girmeyeceğiz. Zamanı geldiğinde, bu alanda güçlü uzmanlığa sahip üçüncü taraf ekosistem uygulamalarını dahil edebiliriz.
10. Kullanıcı USDC Yatırdığında, Fonların Yaşam Döngüsü ve Getiri Akışı Nasıl İşler?
Aşağıdaki süreç birkaç aşamayı içerir:
Kullanıcıların Huma 2.0 ile etkileşimi.
Strategy Manager’ın Huma 2.0’dan borç alması ve PayFi varlıklarına ile likit DeFi varlıklarına yatırım yapması.
Arf ve müşterileri arasındaki süreç.
PST’nin DeFi ile birleştirilebilirliği.
Likidite Sağlayıcıları ve Huma Süreci:
Kullanıcı, Huma DApp üzerinden fon yatırdığında PST veya mPST alır.
PST’nin değeri zamanla artar; mevcut APR sabit kalırsa, bir yıl sonra PST’nin değeri 1,105 olur.
mPST’nin değeri mevcut tasarımda 1,0’da sabittir. (Bazı kullanıcılar mPST’lerini yakmış ve buna karşılık gelen USDC, diğer mPST sahiplerine oransal olarak dağıtılmış, bu da bazılarının mPST değerini 1,0’ın üzerine çıkarmıştır. Bu beklenmedik bir durumdu ve kullanıcılar küçük bir kâr elde etti.)
Kullanıcılar kilit olmadığı sürece diledikleri zaman geri çekme talebinde bulunabilir. Talepten sonra fonlar genellikle 1-2 gün içinde, bazı durumlarda 7 gün içinde cüzdana ulaşır.
PayFi Strategy Fon Yatırımı:
Günlük olarak havuza giren fonlar, Strategy Manager (çoklu imza) tarafından Fireblocks cüzdanına alınır ve önceden onaylanmış yatırım kanallarına yönlendirilir (örneğin, Huma Institutional’daki Arf havuzu, Kamino, Pendle PT, AAVE).
Strategy Manager, günlük geri çekilme taleplerine göre hangi likit DeFi protokollerinden fon çekileceğine karar verir.
Süreç şu anda çoklu imza ile sıkı kontrol edilir; ileride bu süreç akıllı sözleşmelere yazılacaktır.
Arf’ın Fon Yatırımı:
Örneğin, Avustralya’dan Hong Kong’a para göndermek isteyen bir birey veya tüccar, genellikle bir ödeme şirketi aracılığıyla işlem yapar. Bu ödeme şirketleri Arf’ın müşterileri olabilir.
SWIFT yavaş ve pahalı olduğu için ödeme şirketleri genellikle SWIFT kullanmaz. Sektörde yaygın olan, hedef ülkede bir ortakla bir aylık akışın %20-25’ini finansman için tutmaktır. Ancak bu, ödeme şirketleri için büyük bir yüktür.
Arf, bu finansmanı bir hizmet olarak soyutlar ve altında stabilcoin’ler kullanır. Hong Kong’daki ödeme şirketi A, müşteri talebini aldıktan sonra fonları Safeguarding Account’a yatırır ve belgeleri Arf’a gönderir. Arf, belgeleri doğruladıktan sonra gerekli USDC’yi hedef ülkedeki ödeme şirketi B’nin USDC hesabına aktarır. Hedef ülkede off-ramp yapılır, alıcıyla yerleşim tamamlanır ve A, Safeguarding Account’taki fonlarla Arf’a ödeme yapar. Süreç genellikle 1-6 gün sürer.
Arf, Circle Omnibus tabanlı güçlü bir Treasury Management sistemiyle müşteriler ve onların ortakları arasındaki işlemleri yönetir. Örneğin, bir müşterinin borç vadesi 3 günse, her gün 3 gün önceki borcu geri öder, o günün ödeme belgelerini yükler ve yeni borç talebinde bulunur. Arf, belgeleri doğruladıktan sonra USDC’yi müşterinin küresel ortaklarına aktarır.
DeFi Birleştirilebilirliği:
Jupiter ve Meteora’da PST-USDC işlem çifti açıldı. Yakında Kamino ve RateX ile entegrasyon yapılacak. Kullanıcılar, ihtiyaçlarına göre swap, teminatlı borç alma, looping ve PT/YT işlemleri yapabilir.
Dikkat edilmesi gerekenler:
Havuz likiditesi şu anda düşük. Yakında Kamino Liquidity Vault açılacak ve Huma, bu vault’un likidite sağlayıcılarına Feather teşviki sunacak (1-2 hafta içinde).
Şu anda sadece PST destekleniyor. mPST sahipleri, Huma DApp’te PST’ye çevirebilir.
PST’niz kilitliyse ve transfer ederseniz, PST’niz kilitsiz olarak kabul edilir; önceki ek puanlarınız düşülür, ancak kilitsiz puanlar korunur.
X’te bazıları bir açık bulduğunu iddia ediyor: 6 ay kilitli yatırıp ek puan almak, airdrop’tan sonra hemen Jupiter’da satmak ve aslında vadeli yatırım yapmış gibi görünmek. Bu yolun işe yaramayacağını şimdiden söylüyoruz; airdrop detayları açıklandığında nedenini anlayacaksınız. Lütfen fon planlamanıza göre kilit süresi seçin.
11. Fonlar Zincir Dışına Çıktığı İçin Kara Kutu Operasyonu Şüphesi Var. Daha Şeffaf Olmak İçin Ne Yapıyorsunuz?
Bu tartışmada en çok öğrendiğimiz şey, şeffaflıkta yeterince iyi olmadığımızdır. Aslında bilgilerimizin çoğu zincir üzerindedir ve daha iyisini yapabiliriz.
Arf Tarafı:
Arf, İsviçre’de düzenlenmiş bir yapıdır ve ilgili uyumluluk gerekliliklerini sıkı bir şekilde uygular:
Yatırımcılara aylık LP raporu sunulur.
Yıllık finansal denetim yapılır; ortak, önde gelen denetim firması PWC’dir.
Tüm fon akışları ve varlık durumu, düzenleyici çerçevede kayıt altına alınır.
Arf, borç olarak USDC verir ve geri ödeme de USDC’dir. Dune platformumuzu geliştirerek şeffaflığı artırabiliriz. 15 Nisan’da Arf’ın günlük borç alma ve geri ödeme bilgilerini Dune’a ekledik. İleride şeffaflığı daha da artırmak için çözümler arayacağız.
Huma 2.0 Tarafı:
Tüm fon akışları zincir üzerindedir. Dune’u geliştirerek, yasal izinler çerçevesinde fon akışlarını daha net göstereceğiz.
Zorunlu olmasa da, likidite sağlayıcılarına aylık rapor sunacağız.
Mevcut uyumluluk yapımız BVI’dadır; orta ve uzun vadede ABD’de bir uyumluluk yapısına geçmeyi hedefliyoruz.
12. Gelişimdeki Engelleriniz Neler? Fon Tarafı mı, Talep Tarafı mı?
Öncelikle, kripto dünyasındaki yaygın bir algıya ters bir görüş: TVL (Toplam Kilitli Değer) bir “gösteriş sıralaması”dır ve bir projenin değerini ölçmenin temel göstergesi olmamalıdır. Biz Active Liquidity (aktif likidite) kullanıyoruz; yani gerçekten kullanılan fonlar. TVL, havuzda getiri üretmeden bekleyen fonlardır.
Bu anlayışla, fon kullanım oranımızı %100’e yakın tutmayı hedefliyoruz; yani fonların bizde atıl kalmasını istemiyoruz. Bazı kripto projeleri “önce para topla, sonra talep bul” yaklaşımını benimser. Biz tam tersini yapıyoruz: Önce talebi belirliyoruz, sonra bu talebe uygun fon toplama etkinlikleri tasarlıyoruz. Bu yüzden havuzlarımız genellikle birkaç günde dolar.
Farklı dönemlerde engeller değişir:
Başlangıçta zorluk, fon toplamadaydı.
Piyasa etkinliklerimize yoğun ilgi gösterdiğinde, engel fon tarafında değil, talep tarafında olur.
Şu anda odak noktamız, talep tarafını genişletmektir; özellikle iki ana iş kolumuz:
Sınır Ötesi Ödeme Finansmanı
Kredi Kartı Ödemeleri
Özellikle kredi kartı ödemelerinde, büyük ortaklarla derin iş birlikleri kuruyoruz ve bu alanı daha büyük ölçeğe taşımayı hedefliyoruz. Kredi kartı piyasasının 16 trilyon dolarlık hacmi, sınır ötesi ödemelerden bile büyük bir potansiyel sunuyor.
Gelecekte, ticaret finansmanı (trade finance) alanında sağlam yapı ve risk kontrolü sunan güvenilir bir iş birliği fırsatı çıkarsa, buna açık olabiliriz. Ancak yakın gelecekte bu, ana odak noktamız olmayacak; önceliğimiz Arf tarafındaki sınır ötesi ödeme senaryolarını geliştirmek.
13. En Kötü Senaryo: Talep Tarafında Sorun Olur ve Kötü Borç Ortaya Çıkarsa, Farklı Kilit Sürelerine Etkisi Nasıl Olur?
Öncelikle, risk modelimiz için 6. soruya bakınız.
En kötü senaryoda:
Arf’ın First Loss Cover’ı (%2) kullanılır.
Eğer bu yeterli değilse, PayFi Foundation, birikmiş rezervlerinden ödeme yapar.
Hâlâ yeterli değilse, havuzda bir write-off (kayıp yazma) olur ve tüm PST ve mPST sahipleri, kilit sürelerinden veya modlarından bağımsız olarak oransal olarak etkilenir.
14. Gerçek Protokol Geliri Olan Bir Proje Olarak Neden Token Çıkarıyorsunuz? İlk “Hem Gerçek İş Geliri Hem Token Çıkaran” Proje Olmanın Nedeni ve Değer Yaratma Mekanizması Nedir?
Token çıkarmak zorunda değiliz. Mevcut iş modelimizle, bu yıl break-even’e ulaşabilir ve geleneksel finansman ve IPO yolunu izleyebiliriz. Token çıkarma kararımız, hem temel ilkelerimizden hem de iş ihtiyaçlarımızdan kaynaklanıyor.
İlke Düzeyi: Sıradan İnsanların Kaliteli Varlık Fırsatlarına Katılımı
PayFi, sadece bir teknoloji devrimi değil, aynı zamanda fırsatların yeniden dağıtımıdır.
Eski işverenim EarnIn, “maaş avansı” hizmeti sunuyordu ve yılda 10 milyar dolar kredi veriyordu. Oldukça kârlıydı, ancak borç finansmanı alırken zorlanıyordu çünkü “bahşiş” modeliyle çalışıyor ve bu “geleneksel” bulunmuyordu. Sonuçta, özel sermaye (PE) fonlarından borç almak zorunda kaldılar ve PE, tek kanal oldukları için fiyatı bastırdı. Daha çarpıcı olan, yüksek getirili varlıkların hep Family Office, PE veya bankaların eline geçtiği ve sıradan insanların bunlara erişemediğiydi.
O zaman düşündüm: Sıradan insanların düşük riskli, yüksek getirili yapılandırılmış varlıklara yasal ve uyumlu bir şekilde katılabileceği bir mekanizma yaratmak daha anlamlı olmaz mı?
Web3 ve DeFi, bu imkânı sağlıyor. Token çıkarmadan ve DeFi’yi kullanmadan, saf Web2 düzenleyici yapılarında bu mümkün olmazdı. Token çıkarma, “zengin daha zengin olur” oyununu değiştirmek, katılım eşiğini düşürmek ve değeri topluluğa yönlendirmek içindir.
İş Düzeyi: Token, Fon ve Talep Büyümesini Hızlandırır ve Rekabet Avantajı Sağlar
İş açısından, büyüme şu anda fon ve talep tarafının karşılıklı kısıtlamasından etkileniyor:
Müşteri hazır, ama fon eksikse büyüme yavaşlar.
Fon varsa, ama talep yoksa verimlilik düşer.
Bu doğrusal büyüme güvenli, ancak yavaş.
Token çıkararak:
Daha fazla fon kaynağı açılır; geleneksel kurumların temposuna bağlı kalınmaz.
Merkeziyetsiz likidite sağlanır ve likidite, iş büyümesinin itici gücü olur.
Talep ve arz daha hızlı eşleştirilir; müşteriler fon eksikliği nedeniyle beklemez.
Web3’ün son derece açık bir yarışında, rekabet avantajı ölçek, verimlilik ve ekip yürütme gücünden gelir. Modelimiz kopyalanmadan önce, kopyalanamaz bir ölçeğe ulaşmalıyız.
Token çıkarma, hem değerlerimizi yansıtır hem de büyümemizi hızlandırır.
15. Tokenomics Detayları Ne Zaman Açıklanacak? Token’lar Sadece Yönetişim İçin mi, Başka İşlevleri Var mı?
Tokenomics detayları henüz tam netleşmedi; TGE’ye (Token Generation Event) yakın açıklanacak. Token’lar sadece yönetişim token’ı değil, protokol mekanizmamızın temel bir parçasıdır; teşvik yapısını bağlar ve ürün deneyimini güçlendirir. Şu ana kadar belirlenen yönetişim dışı işlevler:
ve Mekanizması: Uzun vadeli bağlılığı ve LP ile token sahiplerine çift taraflı teşvikleri güçlendirir.
Maxi Modu: Protokolün ekonomik modelini zenginleştirir, önemli protokol rezervleri biriktirir, yeni özellikleri destekler, acil durumlar için koruma sağlar ve gelecekteki ürün inovasyonlarını finanse eder.
Token Tabanlı Öncelik Mekanizması: Örneğin, hızlandırılmış geri çekilme veya geri çekme limiti üzerinde geri çekme gibi.
16. Risk Olaylarında Farklı Koruma Mekanizmalarının Ödeme Önceliği Nedir?
Huma protokolü, risk kontrolü ve yatırımcı haklarını korumak için geleneksel yapılandırılmış finanstan (Structured Finance) çeşitli mekanizmalar içerir. En önemlisi First-Loss Cover:
Arf’a yatırılan tüm fonlar, bankruptcy-remote SPV üzerinden geçer. Bu SPV, yatırımcıları korumak için çeşitli güvenceler içerir; en önemlisi First Loss Cover’dır ve bu, fon sağlayıcılarını etkilemez.
Huma protokolü, basit bir fon havuzu değil, tam risk izolasyon mekanizmalarına sahip bir yapılandırılmış varlık platformudur.
Huma, kendi kendine koruma, katmanlı koruma ve sade tasarım ile kullanıcılar için “anlaşılır, katılım cesareti veren ve korunan” bir protokol oluşturmuştur.
17. Neden Zincir Üzeri Finansman (Maliyetli, Topluluğa Kâr Paylaşımı Gerektirir) Yerine Daha Düşük Maliyetli Web2 Finansmanı (%6-7) Kullanmıyorsunuz?
Yeterli ölçeğe ulaşmadan, bankalardan veya geleneksel finans kurumlarından düşük maliyetli fon almak son derece zordur.
DeFi, erken aşamada en gerçekçi ve verimli finansman yoludur. TradFi, zor zamanlarda destek olmaz; ancak büyük ölçeğe ulaştığınızda kaynak sağlar. Yeni bir DeFi protokolü olarak önceliğimiz, ölçeğimizi büyütmek ve ardından TradFi’nin düşük maliyetli fonlarını entegre etmektir. Bu, klasik bir “tavuk-yumurta” sorunudur. DeFi, erken aşamada büyümeyi hızlandırmak ve piyasadaki fonlara doğrudan erişim sağlamak için bir fırsat sunar.
Kısa Vadede: DeFi, bir alternatif değil, bir hızlandırıcıdır. DeFi, fon tarafında hızlı başlangıç ve likidite aktivasyonu sağlar; müşteri talepleri ortaya çıktığında hemen yanıt verebiliriz, “fon eksikliği” yüzünden fırsat kaçırmayız.
Uzun Vadede: DeFi ve PayFi, birbirini tamamlayan iki motordur; biri diğerinin yerine geçmez. TradFi’nin daha ucuz fonları, fon istikrarı sağlar ve protokolün ekonomik modelini zenginleştirir. DeFi’nin esnekliği ve teşvik mekanizmaları, hızlı ve verimli büyümemizi sağlar. Sonuçta, bu iki motor birlikte büyümemizi güçlendirir.
18. Protokole Fon Yatırıldığında PST Token Alınıyor (Kilitli veya Vadesiz), Ancak PST Aynı Token ve Vadesiz/Kilitli Ayrımı Yok. Kilitli Yatırımın Ek Getirileri (Feathers) Kilidi Bitmeden Önce PST Satılırsa, Kullanıcıların puanları azalır mı?
Diğer DeFi protokolleriyle entegrasyon için PST’nin homojen (fungible) olması gerekir; aksi takdirde farklı DeFi protokollerinde ortak kullanım mümkün olmaz.
Eğer bir kullanıcı 3 ay kilit taahhüdünde bulunur, ancak 2 ayda resmi iş birliği yollarıyla (örneğin, Jupiter) PST’sini satar veya transfer ederse, fazla aldığı puanlar geri alınır ve “ek getiri” hakkını kaybeder. Yani, kilitli yatırımlardan kazanılan Feathers, “kilit süresini tamamlama” şartına bağlıdır. Taahhüt edilen süreyi tamamlamadan çıkılırsa, bu ek avantajlar kaybolur.
19. Birincil (Resmi Platform) veya İkincil Piyasada geri çekim işlemleri nasıl yapılır? Protokolün Mevcut Likidite Ölçeği Küçükken Fonlar Zamanında Geri Alınabilir mi?
Kilitsiz fon miktarına göre likit DeFi varlıklarının oranı planlanır ve varlık portföyü, geri çekilme taleplerini karşılayacak şekilde düzenlenir.
Projenin amacı, kullanıcıların öncelikle resmi platform üzerinden geri çekim yapmasıdır; ikincil piyasada PST satışı kayıplara yol açabilir.
PST-USDC havuzu, herhangi bir likidite teşviki olmadan bile 140.000 dolar likiditeye ulaştı; bu, beklentileri aştı. Yakında Feathers ile likidite teşvikleri sunulacak.
20. Rekabet Avantajınız (Moat) Nedir?
Uyumluluk Yapısı: Bugün, bizim yaptığımız işi uyumlu bir şekilde yapan çok az şirket var. Arf’ın uyumluluk yapısı, dünya çapındaki finans kurumlarına likidite sağlamasına olanak tanır ve bu, erken harekete geçmenin avantajıdır. Huma 2.0, katılım şansını KYC'siz bir şekilde sunar; bunu kopyalamak en az 6 ay alır.
Ölçek: 4 milyar dolar işlem hacmi işledik ve hızla büyüyoruz; yıl sonuna kadar 10 milyar dolar’a ulaşmayı bekliyoruz. Belirli bir ölçeğe ulaşıldığında, yeni girenlerin yetişmesi zorlaşır.
İş Birlikleri: Solana, Circle ve SDF ile resmi iş birliklerimiz biliniyor. Bu yılın ikinci yarısında daha büyük iş birlikleri duyurulacak.
Ekip: Çekirdek ekibimiz tamamen açık kimliklidir. Ben ve Erbil Karaman, daha önce başarılı girişimler yönettik ve dünya çapında ürünler geliştirdik. ABD’nin en büyük kişisel kredi şirketi EarnIn’de CPO ve CTO olarak çalıştık; Payment Financing konusunda bizden daha fazla bilgiye sahip olan pek kimse yoktur. İş Geliştirme Direktörümüz Patrick Campos, yapılandırılmış finans ve token uyumluluğu uzmanıdır ve ABD ile BAE’de tokenizasyon yasalarının ön saflarında yer alır.
Elbette, herhangi bir kripto projesi kopyalanabilir. Ancak PayFi, bir meme coin değil; sektör bilgisi ve deneyim gerektirir. Biri bizi kopyalamak isterse, sadece şunu derim: Hoş geldiniz, iyi şanslar!!
Beyan:
Öncelikle, bu yazının amacı ürünleri ve iş modelini tanıtmaktır; ürünlerin pazarlanması veya tanıtımı yapmak değildir. Yaklaşımımız, Huma’nın ne yaptığını ve nasıl işlediğini objektif ve tarafsız bir şekilde anlatmaktır.
Bu yazı yatırım tavsiyesi niteliği taşımaz. Her türlü yatırım kararı risk içerir. Lütfen herhangi bir karar vermeden önce kapsamlı bir şekilde kendi araştırmanızı yapınız.
1. Huma’nın Ürünleri ve İş Modeli Nedir?
Huma, ilk PayFi ağıdır ve PayFi temel platformu ile bir dizi önemli uygulama içerir. Bazı uygulamalar Huma’ya aittir, bazıları ise üçüncü taraf uygulamalardır. Örneğin, Google’ın Android platformu vardır ve YouTube ile Gmail gibi kendi süper uygulamalarına sahipken, aynı zamanda birçok üçüncü taraf uygulamasını destekler. Platform hayal gücü yaratır, üçüncü taraf uygulamalar ölçeği büyütür ve kendi süper uygulamaları ise “nakit inek”tir. Son zamanlarda Huma’nın iş modeli üzerine yoğunlaşan tartışmalar nedeniyle, bu yazı daha çok kendi süper uygulamamız Arf üzerine odaklanacaktır. PayFi temel platformunun işlevleri ve yol haritası ileride başka bir yazıda ele alınacaktır.
Huma 2.0’ın lansmanıyla birlikte Huma’nın iki ürünü bulunmaktadır:
Huma 2.0 (permisionless): Bireysel kullanıcılar katılabilir. PayFi Strategy’den gerçek getiri sağlar; şu anda yıllık getiri oranı (APR) %10,5’tir. Bu oran her ay değişebilir, ancak değişikliklerin küçük olması bekleniyor. Ayrıca, Huma Foundation teşvik olarak Feathers dağıtmakta. Huma 2.0, bir PayFi Strategy işletir; fonların büyük çoğunluğu PayFi Institutional’daki çeşitli PayFi varlıklarına yatırılır, bir kısmı ise likit piyasa nötr DeFi protokollerine yatırılır, böylece likidite sağlayıcılarının (LP) geri çekilme talepleri karşılanabilir.
Huma Institutional (KYC/KYB Gerektirir): Profesyonel yatırımcılar veya kurumlar katılabilir. Başlıca yatırım alanları, sınır ötesi ödeme finansmanı ve kredi kartı T+0 (aynı gün) uygulamalarıdır. Sınır ötesi ödeme işleri, Huma’nın yan kuruluşu Arf tarafından yürütülürken, kredi kartı işleri üçüncü taraf ortaklarla (örneğin, şu anda Raincards ile; bu yılın ikinci yarısında daha büyük ortaklar duyurulacak) yürütülmektedir.
Huma 2.0’a katılan kullanıcılar Classic veya Maxi modunu seçebilir. Fon yatırdıktan sonra, $PST (PayFi Strategy Token) veya mPST (Maxi modu için) likidite sağlayıcı token’ları alırlar. PST token’ları, Solana üzerindeki ana akım DeFi protokolleriyle entegre edilebilir ve likidite sağlayıcılarının DeFi’nin birleştirilebilirlik özelliğinden faydalanmasını sağlar.
Huma’nın iş modeli oldukça basittir:
Likidite sağlayıcılarına sunulan APR, makroekonomik koşullara göre her ay ayarlanır, ancak genel olarak istikrarlıdır.
Huma, bu fonları PayFi varlıklarına ve likit DeFi protokollerine yatırır. Gelirler, bu iki alandaki getiri farklarından elde edilir.
Huma Institutional havuzu da protokol ücretlerinden gelir elde eder.
2. Huma ile Arf Arasındaki İlişki Nedir? Arf Ne Yapar?
Arf, geçmişte Huma’nın bir müşterisiydi. 2024 yılında Huma ve Arf birleşme gerçekleştirdi. Her iki marka da kendi alanlarında güçlü olduğundan, markaları birleştirme yoluna gidilmedi ve her ikisi de ayrı ayrı kullanılmaya devam ediyor. Huma, fon tarafı ve sınır ötesi ödemeler dışındaki talep tarafına odaklanırken, Arf sınır ötesi ödeme taleplerinde uzmanlaşmayı sürdürüyor.
Arf, İsviçre’de kayıtlı bir finans kuruluşudur ve İsviçre Finansal Piyasa Denetleme Kurumu (FINMA) bünyesindeki SRO (Kendi Kendini Düzenleme Organizasyonu) sistemi tarafından denetlenir. Şu anda VQF (Finansal Hizmetler Kalite Güvence Birliği) lisansı sahibidir ve dünya genelindeki lisanslı ödeme kuruluşlarına stabilcoin tabanlı ödeme hizmetleri sunabilir. Arf, USDC’nin ödeme alanındaki en başarılı uygulamalarından biridir. Daha fazla bilgi için Arf ile Circle’ın vaka çalışmasına göz atabilirsiniz.
Arf, sınır ötesi ödemelerde doğrudan son kullanıcılara (ne B2B ne de B2C) hizmet vermez; yalnızca lisanslı ödeme kuruluşları ve finans şirketleriyle çalışır. Bu müşteriler de sıkı düzenlemelere tabidir ve müşteri fonları, yalnızca ödeme amaçlı kullanılabilen, düzenlenmiş Safeguarding Account’larda tutulur. Arf’ın müşterileri genellikle gelişmiş ülkelerde bulunur (ABD, İngiltere, Fransa, Singapur, BAE). Arf, Çin gibi döviz kontrolü sıkı olan ülkelerde hizmet vermez. Kamuya açıklanan müşterilerden biri Lulu Financial’dır.
3. Huma’nın %10,5 Getirisi Nereden Geliyor? Ponzi Şeması mı? Müşteri Ücretleri Sürdürülebilir mi?
Bu soruya yanıt vermek için iki ayrı hesap yapılmalıdır: Huma tarafı ve Arf tarafı.
Huma Tarafı:
Fon Maliyeti: %10,5
Gelir: Hedef, varlıkların %80’inin PayFi varlıklarına yatırılmasıdır (en az %12,5 yıllık getiri). Yaklaşık %20’si likit dijital varlıklara yatırılır (şu anda %7 getiri). Toplamda, yaklaşık %11,4 getiri elde edilir. Genel giderler ve işlem ücretleri düşüldüğünde bu oran %11 civarına iner. Tüm fonlar Classic moduna girse bile bir miktar kâr marjı kalır. Aslında, PayFi varlıklarının %12,5 getirisi alt sınırdır. Huma Institutional’daki fonların vadesi doldukça Huma 2.0’a geçiş yaptığında, PayFi varlıklarının oranı artacak ve toplam getiri yükselecektir. Ayrıca, Maxi modu da protokole ek gelir sağlayacaktır.
Arf Tarafı:
Fon Maliyeti: %12,5
Gelir: Arf, müşterilerden günlük 6-10 baz puan ücret alır. Bu ücretler genellikle yalnızca iş günlerinde tahsil edilir ve yıllık bazda %15-25 getiri sağlar. Arf’ın müşterilerinin çoğu, likidite ihtiyaçları için committed (taahhüt edilmiş) ücret öder; yani likidite kullanılmasa bile bu ücret ödenir. Huma 2.0 ve Arf’ın iş süreçleri tasarlanırken, Arf’a borç alma ve geri ödeme konusunda esneklik tanındı. Bu, fon kullanım oranını neredeyse %100’e çıkararak Arf’ın güvenilir bir kâr marjı elde etmesini sağlar.
Ücretlendirme Sürdürülebilir mi?
Yalnızca APR açısından bakarsanız, bu oran geleneksel Trade Finance oranlarından yüksek görünebilir, ancak bu karşılaştırma doğru değildir. Arf, Payment Transaction Financing (ödeme işlemi finansmanı) yapar. Daha uygun bir karşılaştırma, sınır ötesi ödeme ücretleridir; bu ücretler genellikle işlem başına 200-500 baz puandır ve bir finansman sağlayıcısına birkaç düzine baz puan ödemek kabul edilebilir bir maliyettir.
Western Union veya Moneygram gibi geleneksel havale hizmetleri: İşlem başına %2-5 ücret.
Banka havalesi (Wire transfer): Genellikle 20-60 dolar sabit ücret; ortalama 1000 dolarlık bir işlemde bu, %2-6’ya denk gelir.
Aynı sektörde, kardeş şirketler arası günlük borçlanma ücretleri de 10 baz puandır, bu da fiyatlamanın makul olduğunu gösterir.
4. Huma P2P mi? Yerli ve Yabancı Benzer Platformlardan Farkı Nedir? Benzer Riskler Nasıl Önlenir?
Geleneksel P2P platformlarının sorunları şunlardır:
Fonların nereye gittiği belirsizdir.
Borçlanma süreleri uzun (6 ay, 12 ay) ve risk kontrolü zordur.
Borç alanlara yönelik düzenlemeler yetersizdir.
Huma ise tamamen farklıdır:
Kullanım Amacı Net: Fonların %80’i Payment Transaction Financing için kullanılır (sınır ötesi ödeme ve kredi kartı ödemeleri için kısa vadeli finansman). %20’si, kullanıcıların geri çekilme taleplerini karşılamak için yüksek likiditeli DeFi protokollerine yatırılır.
Kısa Kullanım Süresi: Fonlar genellikle birkaç gün içinde döner.
Şeffaflık: Tüm fon akışları Dune platformunda gösterilir. Huma 2.0 her ay rapor yayınlar. Huma Institutional da likidite sağlayıcılarına aylık raporlar sunar ve PWC tarafından yıllık denetim yapılır.
DeFi kısmı (küresel olarak henüz düzenlenmemiştir) hariç, tüm süreçler sıkı düzenlemelere tabidir (Arf düzenlenmiş bir kuruluştur ve müşterileri de lisanslı finans kuruluşlarıdır).
5. Huma ile Tedarik Zinciri Finansmanı Arasındaki Temel Farklar Nelerdir?
Tedarik Zinciri Finansmanı (Invoice Financing) ile Payment Transaction Financing arasında büyük risk farkları vardır:
Tedarik Zinciri Finansmanı: Geri ödeme, alacaklara (invoicing) dayanır, ancak bu sadece bir alacak belgesidir, nakit değildir. Vade sonunda borçlunun ödeme yapıp yapamayacağı belirsizdir ve bu, Huma’nın kabul etmek istediğinden daha yüksek bir risk taşır.
Payment Transaction Financing: Fonlar zaten finansal sistemdedir; eksik olan, fonların hızlı bir şekilde hedefe ulaşmasıdır. Huma, stabilcoin’lerle fonları hızlıca hedefe ulaştırır ve borçlu, fonları zincir üzerinde geri öder. Gerçek hayatta, ödemeler bankalar arası sistemlerden geçerken “geleneksel posta” gibi yavaş hareket eder. Huma, stabilcoin’lerle bunu “e-posta” hızına getirir, böylece hız ve değer yaratır. Huma, gönderenin fonlarının Safeguarding veya diğer emanet hesaplarında kilitli olduğunu ve yasal hak talebinde bulunabileceğini garanti eder.
Ayrıca, blok zinciri teknolojisinin bu iki alanda yarattığı değer de farklıdır:
Tedarik zinciri finansmanında vade genellikle 90-180 gündür; bir iki gün hızlandırmak büyük bir fark yaratmaz.
Payment Transaction Financing, ödemeleri T+3/T+4’ten T+0/T+1’e indirir. Bu, küresel finans sistemini hızlandırır; Çin’in yeşil trenlerden yüksek hızlı trenlere geçişi gibi devrimsel bir değişimdir. 100 metrede 0,1 saniye iyileşme ile 5000 metrede 0,1 saniye iyileşmenin etkisi aynı değildir.
6. Arf Risk Yönetimini Nasıl Yapar?
Müşteri Profili: Arf’ın müşterileri, çoğunlukla gelişmiş ülkelerde (ABD, İngiltere, Fransa, Singapur, BAE) bulunan lisanslı finans kuruluşlarıdır.
Risk Modeli: Arf, müşterilerin finansal durumları, uyumlulukları ve ödeme yollarının risklerine göre bir transaction financing risk modeli uygular. Şu anda sadece Tier 1 ve Tier 2 müşterilere hizmet verir; Tier 3 ve altındaki müşterilerle çalışmaz.
Safeguarding Account: Müşteriler, son kullanıcıların fonlarını Safeguarding Account’lara yatırır ve ödeme belgelerini Arf’a yükler. Arf, belgeleri doğruladıktan sonra borç verir. S&P’nin son 20 yıllık verilerine göre, finansal sisteme giren fonların kötü borç oranı %0,25’tir. Arf’ın müşterileri Tier 1 ve Tier 2 olduğu ve vade kısa olduğu için bu risk daha da düşüktür.
Kısa Vade: Borç vadeleri 1-6 gündür. Herhangi bir sorun belirtisi varsa, Arf bunu erken fark eder ve kredi limitini düşürür veya borç vermeyi durdurur.
Fon Koruması: Safeguarding Account’taki fonlar yalnızca ödeme amaçlı kullanılabilir. En kötü senaryoda (müşteri iflası), Arf bu fonlar üzerinde yasal hak iddia edebilir. Şu ana kadar böyle bir kötü borç yaşanmamıştır, bu nedenle bu durum test edilmemiştir.
Fon Yönetimi: Tüm fonlar, Arf Capital adlı bankruptcy-remote SPV (iflastan izole özel amaçlı araç) üzerinden yönetilir ve operasyonel şirket Arf Financial’dan tamamen ayrılmıştır.
İlk Kayıp Koruması: Private Placement Memorandum, Arf Capital’in kârlarından %2’lik bir First Loss Cover oluşturmasını zorunlu kılar. Kötü borç durumunda, bu rezerv ilk olarak kullanılır.
Şu ana kadar Huma, 3,9 milyar dolar işlem hacmi gerçekleştirmiş ve hiç kredi kaybı yaşamamıştır.
7. Piyasa Büyüklüğü Ne Kadar? Yüksek Getiri ve Düşük Risk Bir Arada; Piyasa Küçük mü?
Geleneksel APR perspektifinden bakıldığında %10 yüksek görünebilir, ancak Arf’ın ücret modeli APR değil, her işlem için payment transaction fee’dir. Ödeme sektöründe ücretlendirme bu şekildedir. 3. soruda sektörün genel ücret standartlarını detaylıca anlattık; Arf’ın ücretleri sektörle uyumludur. 6. soruda da risk modelimizi açıkladık. Stabilcoin’lerin küresel ödeme yerleşimleri için likidite sağlaması, blok zincirinin teknik avantajlarını en iyi şekilde kullanır ve mevcut çözümlere göre bir “boyut indirgeme” avantajı sunar. Riskleri yönetmeye devam edeceğimize ve mevcut getirilerin sürdürülebilir olduğuna inanıyoruz.
PayFi piyasasının büyüklüğü oldukça geniştir. Bilinen PayFi alt segmentleri şunlardır:
Sınır Ötesi Ödeme Finansmanı: Küresel olarak 4 trilyon dolar, çeşitli finansman hesaplarında kilitli.
Kredi Kartı Ödemeleri: Küresel olarak 16 trilyon dolarlık fon, kredi kartı yerleşimleri için kullanılıyor.
Ticaret Finansmanı (Trade Financing): Yıllık 10 trilyon dolarlık hacim, ancak vadeler uzun ve getiriler çoğu yerde %10’un biraz üzerindedir. Şu anda bu alana girmiyoruz.
Sınır ötesi ödemelerdeki 4 trilyon dolarlık kilitli fon, potansiyel iş alanımızdır. Müşterilerin karşılıklı işlemleri düşülse bile talep güçlüdür. Şu anda birçok müşteri sırada bekliyor; boru hattındaki müşteri talebi, Arf’ın mevcut iş hacminin (~60 milyon dolar aktif likidite) 10 katıdır. Sorun, talebin az olması değil, müşterilerin banka düzenlemelerini geçip hızlıca devreye alınmasıdır.
Kredi kartı ödemeleri, özellikle küçük ve mikro işletmeler için nakit akışı baskısı yaratır. T+0 veya T+1 yerleşimi için makul bir ücret ödemek, bu işletmeler için değerlidir. 16 trilyon dolarlık piyasanın sadece %1’i bile büyük bir pazardır. Ekip şu anda kart organizasyonları, acquirer’lar ve issuer’larla görüşüyor; bu iş birliklerinde fon talepleri yüz milyonlarca dolar seviyesindedir.
Özetle, PayFi’nin sınır ötesi ödemeler ve kredi kartı ödemelerinde devrim yaratacağına inanıyoruz; uzun vadeli piyasa büyüklüğü çok geniştir. Ancak bu yeni bir alan olduğu için her şey bugün net değildir. Kesin bir piyasa büyüklüğü belirtmek zor olsa da, blok zinciri ve stabilcoin’lerin en iyi uygulamalarından biri olduğumuzu ve 3,9 milyar dolarlık işlem hacmiyle modelimizi doğruladığımızı görüyoruz. İlerledikçe daha fazla fırsat keşfedilecek ve piyasa büyüklüğü ölçülebilir hale gelecektir.
8. Huma ile Ripple (XRP) Arasındaki Benzerlikler ve Farklar Nelerdir?
Huma ve Ripple aynı alanda yer alsa da iki temel fark vardır:
Aracılık Varlığı:
Ripple, geçmişte işlemleri gerçekleştirmek için $XRP’yi aracı olarak kullandı. XRP’nin fiyat dalgalanmaları, müşteriler ve sistem için büyük risk ve belirsizlik yarattı.
Huma, baştan beri USDC gibi stabilcoin’leri kullanmayı tercih etti ve fiyat dalgalanması yükünü taşımıyor. Ripple da bu sorunu fark etmiş ve kendi stabilcoin’ini çıkarmaya çalışıyor.
Sistem Yapısı:
Ripple, tüm süreci kendi kontrol ettiği bir kapalı döngü (closed loop) sistemi tercih eder.
Huma, daha büyük bir ekosistem etkisi yaratmak için açık mimari (open stack) yaklaşımını benimsemiştir. Geçen yıl Temmuz’da PayFi’nin açık mimarisini tanıttı. Ödeme protokollerinde Solana ve Stellar ile, stabilcoin’lerde Circle ile, saklama hizmetlerinde Fireblocks ile iş birliği yaptı. Her alanda en güçlü ortaklarla çalışarak açık, verimli ve uyumlu bir ödeme çözümü oluşturuyor. Bu, ekosistem güçlerini hızlıca bir araya getirerek büyümeyi hızlandırıyor.
Verilere bakıldığında:
Ripple, 11 yılda 70 milyar dolar işlem hacmine ulaştığını iddia ediyor.
Huma, sadece iki yıldan biraz fazla sürede 3,9 milyar dolar işlem hacmine ulaştı. Mevcut hızla, bu yılın sonunda 10 milyar dolar’ı geçmesi bekleniyor. Her şey yolunda giderse, 2-3 yıl içinde Ripple’ın işlem hacmini yakalayabilir.
9. Huma, Invoice Financing veya Kredi Veriyor mu?
Eski belgelerimizde Invoice Financing ve kredi bahsedilmiş olsa da, Huma protokolü bu uygulamaları destekleyecek kadar esnek olmasına rağmen, bu alt segmentin risk analizi nedeniyle yakın gelecekte bu alana girmeyeceğiz. Zamanı geldiğinde, bu alanda güçlü uzmanlığa sahip üçüncü taraf ekosistem uygulamalarını dahil edebiliriz.
10. Kullanıcı USDC Yatırdığında, Fonların Yaşam Döngüsü ve Getiri Akışı Nasıl İşler?
Aşağıdaki süreç birkaç aşamayı içerir:
Kullanıcıların Huma 2.0 ile etkileşimi.
Strategy Manager’ın Huma 2.0’dan borç alması ve PayFi varlıklarına ile likit DeFi varlıklarına yatırım yapması.
Arf ve müşterileri arasındaki süreç.
PST’nin DeFi ile birleştirilebilirliği.
Likidite Sağlayıcıları ve Huma Süreci:
Kullanıcı, Huma DApp üzerinden fon yatırdığında PST veya mPST alır.
PST’nin değeri zamanla artar; mevcut APR sabit kalırsa, bir yıl sonra PST’nin değeri 1,105 olur.
mPST’nin değeri mevcut tasarımda 1,0’da sabittir. (Bazı kullanıcılar mPST’lerini yakmış ve buna karşılık gelen USDC, diğer mPST sahiplerine oransal olarak dağıtılmış, bu da bazılarının mPST değerini 1,0’ın üzerine çıkarmıştır. Bu beklenmedik bir durumdu ve kullanıcılar küçük bir kâr elde etti.)
Kullanıcılar kilit olmadığı sürece diledikleri zaman geri çekme talebinde bulunabilir. Talepten sonra fonlar genellikle 1-2 gün içinde, bazı durumlarda 7 gün içinde cüzdana ulaşır.
PayFi Strategy Fon Yatırımı:
Günlük olarak havuza giren fonlar, Strategy Manager (çoklu imza) tarafından Fireblocks cüzdanına alınır ve önceden onaylanmış yatırım kanallarına yönlendirilir (örneğin, Huma Institutional’daki Arf havuzu, Kamino, Pendle PT, AAVE).
Strategy Manager, günlük geri çekilme taleplerine göre hangi likit DeFi protokollerinden fon çekileceğine karar verir.
Süreç şu anda çoklu imza ile sıkı kontrol edilir; ileride bu süreç akıllı sözleşmelere yazılacaktır.
Arf’ın Fon Yatırımı:
Örneğin, Avustralya’dan Hong Kong’a para göndermek isteyen bir birey veya tüccar, genellikle bir ödeme şirketi aracılığıyla işlem yapar. Bu ödeme şirketleri Arf’ın müşterileri olabilir.
SWIFT yavaş ve pahalı olduğu için ödeme şirketleri genellikle SWIFT kullanmaz. Sektörde yaygın olan, hedef ülkede bir ortakla bir aylık akışın %20-25’ini finansman için tutmaktır. Ancak bu, ödeme şirketleri için büyük bir yüktür.
Arf, bu finansmanı bir hizmet olarak soyutlar ve altında stabilcoin’ler kullanır. Hong Kong’daki ödeme şirketi A, müşteri talebini aldıktan sonra fonları Safeguarding Account’a yatırır ve belgeleri Arf’a gönderir. Arf, belgeleri doğruladıktan sonra gerekli USDC’yi hedef ülkedeki ödeme şirketi B’nin USDC hesabına aktarır. Hedef ülkede off-ramp yapılır, alıcıyla yerleşim tamamlanır ve A, Safeguarding Account’taki fonlarla Arf’a ödeme yapar. Süreç genellikle 1-6 gün sürer.
Arf, Circle Omnibus tabanlı güçlü bir Treasury Management sistemiyle müşteriler ve onların ortakları arasındaki işlemleri yönetir. Örneğin, bir müşterinin borç vadesi 3 günse, her gün 3 gün önceki borcu geri öder, o günün ödeme belgelerini yükler ve yeni borç talebinde bulunur. Arf, belgeleri doğruladıktan sonra USDC’yi müşterinin küresel ortaklarına aktarır.
DeFi Birleştirilebilirliği:
Jupiter ve Meteora’da PST-USDC işlem çifti açıldı. Yakında Kamino ve RateX ile entegrasyon yapılacak. Kullanıcılar, ihtiyaçlarına göre swap, teminatlı borç alma, looping ve PT/YT işlemleri yapabilir.
Dikkat edilmesi gerekenler:
Havuz likiditesi şu anda düşük. Yakında Kamino Liquidity Vault açılacak ve Huma, bu vault’un likidite sağlayıcılarına Feather teşviki sunacak (1-2 hafta içinde).
Şu anda sadece PST destekleniyor. mPST sahipleri, Huma DApp’te PST’ye çevirebilir.
PST’niz kilitliyse ve transfer ederseniz, PST’niz kilitsiz olarak kabul edilir; önceki ek puanlarınız düşülür, ancak kilitsiz puanlar korunur.
X’te bazıları bir açık bulduğunu iddia ediyor: 6 ay kilitli yatırıp ek puan almak, airdrop’tan sonra hemen Jupiter’da satmak ve aslında vadeli yatırım yapmış gibi görünmek. Bu yolun işe yaramayacağını şimdiden söylüyoruz; airdrop detayları açıklandığında nedenini anlayacaksınız. Lütfen fon planlamanıza göre kilit süresi seçin.
11. Fonlar Zincir Dışına Çıktığı İçin Kara Kutu Operasyonu Şüphesi Var. Daha Şeffaf Olmak İçin Ne Yapıyorsunuz?
Bu tartışmada en çok öğrendiğimiz şey, şeffaflıkta yeterince iyi olmadığımızdır. Aslında bilgilerimizin çoğu zincir üzerindedir ve daha iyisini yapabiliriz.
Arf Tarafı:
Arf, İsviçre’de düzenlenmiş bir yapıdır ve ilgili uyumluluk gerekliliklerini sıkı bir şekilde uygular:
Yatırımcılara aylık LP raporu sunulur.
Yıllık finansal denetim yapılır; ortak, önde gelen denetim firması PWC’dir.
Tüm fon akışları ve varlık durumu, düzenleyici çerçevede kayıt altına alınır.
Arf, borç olarak USDC verir ve geri ödeme de USDC’dir. Dune platformumuzu geliştirerek şeffaflığı artırabiliriz. 15 Nisan’da Arf’ın günlük borç alma ve geri ödeme bilgilerini Dune’a ekledik. İleride şeffaflığı daha da artırmak için çözümler arayacağız.
Huma 2.0 Tarafı:
Tüm fon akışları zincir üzerindedir. Dune’u geliştirerek, yasal izinler çerçevesinde fon akışlarını daha net göstereceğiz.
Zorunlu olmasa da, likidite sağlayıcılarına aylık rapor sunacağız.
Mevcut uyumluluk yapımız BVI’dadır; orta ve uzun vadede ABD’de bir uyumluluk yapısına geçmeyi hedefliyoruz.
12. Gelişimdeki Engelleriniz Neler? Fon Tarafı mı, Talep Tarafı mı?
Öncelikle, kripto dünyasındaki yaygın bir algıya ters bir görüş: TVL (Toplam Kilitli Değer) bir “gösteriş sıralaması”dır ve bir projenin değerini ölçmenin temel göstergesi olmamalıdır. Biz Active Liquidity (aktif likidite) kullanıyoruz; yani gerçekten kullanılan fonlar. TVL, havuzda getiri üretmeden bekleyen fonlardır.
Bu anlayışla, fon kullanım oranımızı %100’e yakın tutmayı hedefliyoruz; yani fonların bizde atıl kalmasını istemiyoruz. Bazı kripto projeleri “önce para topla, sonra talep bul” yaklaşımını benimser. Biz tam tersini yapıyoruz: Önce talebi belirliyoruz, sonra bu talebe uygun fon toplama etkinlikleri tasarlıyoruz. Bu yüzden havuzlarımız genellikle birkaç günde dolar.
Farklı dönemlerde engeller değişir:
Başlangıçta zorluk, fon toplamadaydı.
Piyasa etkinliklerimize yoğun ilgi gösterdiğinde, engel fon tarafında değil, talep tarafında olur.
Şu anda odak noktamız, talep tarafını genişletmektir; özellikle iki ana iş kolumuz:
Sınır Ötesi Ödeme Finansmanı
Kredi Kartı Ödemeleri
Özellikle kredi kartı ödemelerinde, büyük ortaklarla derin iş birlikleri kuruyoruz ve bu alanı daha büyük ölçeğe taşımayı hedefliyoruz. Kredi kartı piyasasının 16 trilyon dolarlık hacmi, sınır ötesi ödemelerden bile büyük bir potansiyel sunuyor.
Gelecekte, ticaret finansmanı (trade finance) alanında sağlam yapı ve risk kontrolü sunan güvenilir bir iş birliği fırsatı çıkarsa, buna açık olabiliriz. Ancak yakın gelecekte bu, ana odak noktamız olmayacak; önceliğimiz Arf tarafındaki sınır ötesi ödeme senaryolarını geliştirmek.
13. En Kötü Senaryo: Talep Tarafında Sorun Olur ve Kötü Borç Ortaya Çıkarsa, Farklı Kilit Sürelerine Etkisi Nasıl Olur?
Öncelikle, risk modelimiz için 6. soruya bakınız.
En kötü senaryoda:
Arf’ın First Loss Cover’ı (%2) kullanılır.
Eğer bu yeterli değilse, PayFi Foundation, birikmiş rezervlerinden ödeme yapar.
Hâlâ yeterli değilse, havuzda bir write-off (kayıp yazma) olur ve tüm PST ve mPST sahipleri, kilit sürelerinden veya modlarından bağımsız olarak oransal olarak etkilenir.
14. Gerçek Protokol Geliri Olan Bir Proje Olarak Neden Token Çıkarıyorsunuz? İlk “Hem Gerçek İş Geliri Hem Token Çıkaran” Proje Olmanın Nedeni ve Değer Yaratma Mekanizması Nedir?
Token çıkarmak zorunda değiliz. Mevcut iş modelimizle, bu yıl break-even’e ulaşabilir ve geleneksel finansman ve IPO yolunu izleyebiliriz. Token çıkarma kararımız, hem temel ilkelerimizden hem de iş ihtiyaçlarımızdan kaynaklanıyor.
İlke Düzeyi: Sıradan İnsanların Kaliteli Varlık Fırsatlarına Katılımı
PayFi, sadece bir teknoloji devrimi değil, aynı zamanda fırsatların yeniden dağıtımıdır.
Eski işverenim EarnIn, “maaş avansı” hizmeti sunuyordu ve yılda 10 milyar dolar kredi veriyordu. Oldukça kârlıydı, ancak borç finansmanı alırken zorlanıyordu çünkü “bahşiş” modeliyle çalışıyor ve bu “geleneksel” bulunmuyordu. Sonuçta, özel sermaye (PE) fonlarından borç almak zorunda kaldılar ve PE, tek kanal oldukları için fiyatı bastırdı. Daha çarpıcı olan, yüksek getirili varlıkların hep Family Office, PE veya bankaların eline geçtiği ve sıradan insanların bunlara erişemediğiydi.
O zaman düşündüm: Sıradan insanların düşük riskli, yüksek getirili yapılandırılmış varlıklara yasal ve uyumlu bir şekilde katılabileceği bir mekanizma yaratmak daha anlamlı olmaz mı?
Web3 ve DeFi, bu imkânı sağlıyor. Token çıkarmadan ve DeFi’yi kullanmadan, saf Web2 düzenleyici yapılarında bu mümkün olmazdı. Token çıkarma, “zengin daha zengin olur” oyununu değiştirmek, katılım eşiğini düşürmek ve değeri topluluğa yönlendirmek içindir.
İş Düzeyi: Token, Fon ve Talep Büyümesini Hızlandırır ve Rekabet Avantajı Sağlar
İş açısından, büyüme şu anda fon ve talep tarafının karşılıklı kısıtlamasından etkileniyor:
Müşteri hazır, ama fon eksikse büyüme yavaşlar.
Fon varsa, ama talep yoksa verimlilik düşer.
Bu doğrusal büyüme güvenli, ancak yavaş.
Token çıkararak:
Daha fazla fon kaynağı açılır; geleneksel kurumların temposuna bağlı kalınmaz.
Merkeziyetsiz likidite sağlanır ve likidite, iş büyümesinin itici gücü olur.
Talep ve arz daha hızlı eşleştirilir; müşteriler fon eksikliği nedeniyle beklemez.
Web3’ün son derece açık bir yarışında, rekabet avantajı ölçek, verimlilik ve ekip yürütme gücünden gelir. Modelimiz kopyalanmadan önce, kopyalanamaz bir ölçeğe ulaşmalıyız.
Token çıkarma, hem değerlerimizi yansıtır hem de büyümemizi hızlandırır.
15. Tokenomics Detayları Ne Zaman Açıklanacak? Token’lar Sadece Yönetişim İçin mi, Başka İşlevleri Var mı?
Tokenomics detayları henüz tam netleşmedi; TGE’ye (Token Generation Event) yakın açıklanacak. Token’lar sadece yönetişim token’ı değil, protokol mekanizmamızın temel bir parçasıdır; teşvik yapısını bağlar ve ürün deneyimini güçlendirir. Şu ana kadar belirlenen yönetişim dışı işlevler:
ve Mekanizması: Uzun vadeli bağlılığı ve LP ile token sahiplerine çift taraflı teşvikleri güçlendirir.
Maxi Modu: Protokolün ekonomik modelini zenginleştirir, önemli protokol rezervleri biriktirir, yeni özellikleri destekler, acil durumlar için koruma sağlar ve gelecekteki ürün inovasyonlarını finanse eder.
Token Tabanlı Öncelik Mekanizması: Örneğin, hızlandırılmış geri çekilme veya geri çekme limiti üzerinde geri çekme gibi.
16. Risk Olaylarında Farklı Koruma Mekanizmalarının Ödeme Önceliği Nedir?
Huma protokolü, risk kontrolü ve yatırımcı haklarını korumak için geleneksel yapılandırılmış finanstan (Structured Finance) çeşitli mekanizmalar içerir. En önemlisi First-Loss Cover:
Arf’a yatırılan tüm fonlar, bankruptcy-remote SPV üzerinden geçer. Bu SPV, yatırımcıları korumak için çeşitli güvenceler içerir; en önemlisi First Loss Cover’dır ve bu, fon sağlayıcılarını etkilemez.
Huma protokolü, basit bir fon havuzu değil, tam risk izolasyon mekanizmalarına sahip bir yapılandırılmış varlık platformudur.
Huma, kendi kendine koruma, katmanlı koruma ve sade tasarım ile kullanıcılar için “anlaşılır, katılım cesareti veren ve korunan” bir protokol oluşturmuştur.
17. Neden Zincir Üzeri Finansman (Maliyetli, Topluluğa Kâr Paylaşımı Gerektirir) Yerine Daha Düşük Maliyetli Web2 Finansmanı (%6-7) Kullanmıyorsunuz?
Yeterli ölçeğe ulaşmadan, bankalardan veya geleneksel finans kurumlarından düşük maliyetli fon almak son derece zordur.
DeFi, erken aşamada en gerçekçi ve verimli finansman yoludur. TradFi, zor zamanlarda destek olmaz; ancak büyük ölçeğe ulaştığınızda kaynak sağlar. Yeni bir DeFi protokolü olarak önceliğimiz, ölçeğimizi büyütmek ve ardından TradFi’nin düşük maliyetli fonlarını entegre etmektir. Bu, klasik bir “tavuk-yumurta” sorunudur. DeFi, erken aşamada büyümeyi hızlandırmak ve piyasadaki fonlara doğrudan erişim sağlamak için bir fırsat sunar.
Kısa Vadede: DeFi, bir alternatif değil, bir hızlandırıcıdır. DeFi, fon tarafında hızlı başlangıç ve likidite aktivasyonu sağlar; müşteri talepleri ortaya çıktığında hemen yanıt verebiliriz, “fon eksikliği” yüzünden fırsat kaçırmayız.
Uzun Vadede: DeFi ve PayFi, birbirini tamamlayan iki motordur; biri diğerinin yerine geçmez. TradFi’nin daha ucuz fonları, fon istikrarı sağlar ve protokolün ekonomik modelini zenginleştirir. DeFi’nin esnekliği ve teşvik mekanizmaları, hızlı ve verimli büyümemizi sağlar. Sonuçta, bu iki motor birlikte büyümemizi güçlendirir.
18. Protokole Fon Yatırıldığında PST Token Alınıyor (Kilitli veya Vadesiz), Ancak PST Aynı Token ve Vadesiz/Kilitli Ayrımı Yok. Kilitli Yatırımın Ek Getirileri (Feathers) Kilidi Bitmeden Önce PST Satılırsa, Kullanıcıların puanları azalır mı?
Diğer DeFi protokolleriyle entegrasyon için PST’nin homojen (fungible) olması gerekir; aksi takdirde farklı DeFi protokollerinde ortak kullanım mümkün olmaz.
Eğer bir kullanıcı 3 ay kilit taahhüdünde bulunur, ancak 2 ayda resmi iş birliği yollarıyla (örneğin, Jupiter) PST’sini satar veya transfer ederse, fazla aldığı puanlar geri alınır ve “ek getiri” hakkını kaybeder. Yani, kilitli yatırımlardan kazanılan Feathers, “kilit süresini tamamlama” şartına bağlıdır. Taahhüt edilen süreyi tamamlamadan çıkılırsa, bu ek avantajlar kaybolur.
19. Birincil (Resmi Platform) veya İkincil Piyasada geri çekim işlemleri nasıl yapılır? Protokolün Mevcut Likidite Ölçeği Küçükken Fonlar Zamanında Geri Alınabilir mi?
Kilitsiz fon miktarına göre likit DeFi varlıklarının oranı planlanır ve varlık portföyü, geri çekilme taleplerini karşılayacak şekilde düzenlenir.
Projenin amacı, kullanıcıların öncelikle resmi platform üzerinden geri çekim yapmasıdır; ikincil piyasada PST satışı kayıplara yol açabilir.
PST-USDC havuzu, herhangi bir likidite teşviki olmadan bile 140.000 dolar likiditeye ulaştı; bu, beklentileri aştı. Yakında Feathers ile likidite teşvikleri sunulacak.
20. Rekabet Avantajınız (Moat) Nedir?
Uyumluluk Yapısı: Bugün, bizim yaptığımız işi uyumlu bir şekilde yapan çok az şirket var. Arf’ın uyumluluk yapısı, dünya çapındaki finans kurumlarına likidite sağlamasına olanak tanır ve bu, erken harekete geçmenin avantajıdır. Huma 2.0, katılım şansını KYC'siz bir şekilde sunar; bunu kopyalamak en az 6 ay alır.
Ölçek: 4 milyar dolar işlem hacmi işledik ve hızla büyüyoruz; yıl sonuna kadar 10 milyar dolar’a ulaşmayı bekliyoruz. Belirli bir ölçeğe ulaşıldığında, yeni girenlerin yetişmesi zorlaşır.
İş Birlikleri: Solana, Circle ve SDF ile resmi iş birliklerimiz biliniyor. Bu yılın ikinci yarısında daha büyük iş birlikleri duyurulacak.
Ekip: Çekirdek ekibimiz tamamen açık kimliklidir. Ben ve Erbil Karaman, daha önce başarılı girişimler yönettik ve dünya çapında ürünler geliştirdik. ABD’nin en büyük kişisel kredi şirketi EarnIn’de CPO ve CTO olarak çalıştık; Payment Financing konusunda bizden daha fazla bilgiye sahip olan pek kimse yoktur. İş Geliştirme Direktörümüz Patrick Campos, yapılandırılmış finans ve token uyumluluğu uzmanıdır ve ABD ile BAE’de tokenizasyon yasalarının ön saflarında yer alır.
Elbette, herhangi bir kripto projesi kopyalanabilir. Ancak PayFi, bir meme coin değil; sektör bilgisi ve deneyim gerektirir. Biri bizi kopyalamak isterse, sadece şunu derim: Hoş geldiniz, iyi şanslar!!
No activity yet